Kent Kitabı / Kent
S
0
Altın Yaprak
çatılarını örten kurumlarıyla dikilen baca dumanları arasından
sokakların soluklarını dinleyen kiremitler,
bir mezbahadan yükselen ekşi beden kokusu gibi
karışıyor menevşe renkli eteklerine kadınların
sundurmalarına kapaklanan yumurta kokuları,
pis sularında kaybolurken eski mavi plastik leğenlerin
hıçkıran bir gülücük gibi yassı balık sesleri damlıyor gözlerime
yığınların arasından geçiyor Dante' nin şiirleriyle
nedense eskişehir voyvodası geliyor aklına sırasız
içinde takırdayan gümüş yalnızlıklar oluyor sonra
aklına çalındıkça her dipsiz düşünce.
külrengi kekeme akşamların oynaşı kargalar
yükseldikçe kentin şarapnel mevsimli boş ovalarına
içinde titreyen ışığı söndürüyor iniltili deniz fısıltısı
komançi şamdanlarıyla aydınlanan yüzüne
sahte sürgünler veriyor uzayan karanlığın gergin kumları..
'ocağın ağzından doğrul ey kent!
sırtımızda soyunan hangi kargının ucudur bilelim..'
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş