Kent Kitabı / Kent

S Serkan Taşçı Serkan Taşçı
0 Altın Yaprak
çatılarını örten kurumlarıyla dikilen baca dumanları arasından sokakların soluklarını dinleyen kiremitler, bir mezbahadan yükselen ekşi beden kokusu gibi karışıyor menevşe renkli eteklerine kadınların sundurmalarına kapaklanan yumurta kokuları, pis sularında kaybolurken eski mavi plastik leğenlerin hıçkıran bir gülücük gibi yassı balık sesleri damlıyor gözlerime yığınların arasından geçiyor Dante' nin şiirleriyle nedense eskişehir voyvodası geliyor aklına sırasız içinde takırdayan gümüş yalnızlıklar oluyor sonra aklına çalındıkça her dipsiz düşünce. külrengi kekeme akşamların oynaşı kargalar yükseldikçe kentin şarapnel mevsimli boş ovalarına içinde titreyen ışığı söndürüyor iniltili deniz fısıltısı komançi şamdanlarıyla aydınlanan yüzüne sahte sürgünler veriyor uzayan karanlığın gergin kumları.. 'ocağın ağzından doğrul ey kent! sırtımızda soyunan hangi kargının ucudur bilelim..'

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.