Sultanım

S Sevinç İnal
0 Altın Yaprak
Sultanım, bir nebze himmet Çok çekti bu gönül murada ersin Sabahtan akşama durmaz göz yaşım Himmet et sultanım ben fakir kulun.. Yıllarca aradım bu günde durdum Neyledim günleri nereye koydum Dar ettim dünyayı kıyamet oldum Himmet et sultanım ben fakir kulun Neredeysen zuhur et, gönül yaralı Yaktığın ateşle yürek karalı Aslında minnette sana amade Bir kerede yad eyle, gönlü şad eyle Gelemem yollarım kesiktir benim Bağlanmış güneşim göremem önüm Bir yanda tufan bir yanda zindan Azat et sultanım feryatta kulun Sevdim demeye tövbe olur mu Karşında şah olsa gönül durur mu? İstersen kör kuyuya hapseyle onu Dinlemez sultanım asi bir yanı Yaban ellerde bağla gözleri Sahra çölünde dağla dilleri İstersen zulmet istersen himmet Bilmezsin sultanım aşk yakar beni Hünerim dayanmak ateşe benim Zikrim gül ile solmaz yaprağım Ellerim kınalı çakmak gözlerim Ses ver sesime büyük devletlim.. Bir gönül erime ulaşamadın Dağlar ulaştı göğe, ben buluşmadım Derde düştü nefsim, biraz da yeisteyim Duyulmaz haykırışım kayıp mısın sultanım? Şimdi söylediklerim boynum vurdurur Belki zindanlarda ömrüm çürütür Haksızsam haksız de, Bir kulunun aşkına merhem olmadın... Sen hükümdardın sen idin sultan Ben geldim dizine himmetin nerde Sen ki aşka derman olmazken, söylesene Bir damla kuluna bu hesap niye? At zindanlara çürüsün beden Öldü mü cellatlar kınsız bıçaklar Ölümse ölüm bir kere gelir Boş yere oradan göz dağı verme Sen bile bu aşka çaresiz kaldın Şimdi şahlanıp sultanım deme!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.