Gülistane’de

S Sohrab Sepehri Sohrab Sepehri
0 Altın Yaprak
Aaah! ne geniş vadiler! Aaah! ne yüce dağlar! Mis gibi ot kokardı Gülistane ne hoş! Ben bu vilayette, bir şeyin peşindeydim: Bir düşün Işığın belki, bir çakılın, kim bilir belki de bir gülüşün. Kavak dalları ardında Sili bir haylazlık vardı, Çağırırdı beni hep! Bir kamışlık kıyısında kaldım, Rüzgâr esiyordu, dinliyordum onu ben: Kimdir benimle konuşan? Süzüldü bir timsah Koyuldum yola ben. Yol üstünde bir yoncalık Sonra bir bostan, sonra renkli çalılar Ve unutulmuşluğu toprağımın. Bir su kıyısında, Çıkardım çarıklarımı ve oturdum, ayaklarım suda: “Bugün aaah, ne denli yeşilim! Ne denli uyanıktır gövdem! Dağın ardından bir hüzün çıkıvermez umarım! Ağaçların arkasında kim var? Hiç kimse! Bir inek otlanıyor! Yaz günü ortasıdır Nasıl bir yaz olduğunu sen gölgeye sor! Lekesiz gölgelere Aydın ve pak bir köşe var Ey duygunun çocukları! Oyun yerleriniz burada! Boş değil asla bu yaşam Sevecenlik var, elma var, iman var. Ah evet Gelincik var olduğu sürece, şarttır yaşamak! Kalbimde bir şeyler var, ışıktan bir meşelik tek, tan atarken uyku gibi! Öyle dur duraksız kaldım ki canım ister Koşayım vadinin taaa sonuna, dağın taaa ucuna Uzaklarda beni çağıran bir ses var!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.