Ayrılıktan Öte Sürekli Ölüm

S Süleyman Köse Süleyman Köse
0 Altın Yaprak
iyiye,güzele,yeniye,doğruya ve aşka ait olan ne varsa bir yangında önce onlar yanmakta ********************************* hey gidi gülüşünde geleceği saklayan delikanlı düşlerimin güzel kızı demek buydu yangında önce benim kül olmamın nedeni yandım söndüm asırlardır güldüm kül oldum yardım el oldum sevdim sır oldum bir yangında kaybettim ben umutlarımı ben yanarken adına sevda denen cenderede sen sadece bakıpta gülümsüyordun küllerime ben ayaza çaldırdım tüm çiçeklerimi ıhlamurlar çiçek açmadı gene daha çok bekleyeceksin demektir şair usta güneş olmadan çiçek olurmu benim güneşim çoktan aştı oysa adı ayrılık olan o kan kızılı ufukta yine sensizliğin eli uzandı iflah olmaz yaralarıma radyoda ince saz vurur sazın teline mahsuni hoca *DERYADAN KURTULDUM DEREDE ÖLDÜM BEN KENDİ HALİME YANAR AĞLARIM* bazen ölüm daha iyidir hoca deryadan kurtulup derede de olsa eğer aşkın baçıysa vermek canı ona da kabul velakin uğruna can verilen değeydi buna hançer hançer yüreğime işli durur hala bakışların zemheri vurgunu yemiş yüreğim hala adınla atar ve her vuruşunda yokluğunu tokat gibi yüzüme çarpar domur domur yaralarım seyreyle nasıl kanar katran karası gecelerim ve her gecem bilmezsinki yokluğunda kendini sabaha nasıl bağlar ne bitmez bekleyiştir o sevda cenderesinde hasret kokar sabahlarım ve penceremdeki cam güzeli hala ona gülümsemeni bekler ama yoksun hazin bir bekleyiştir bu sevda ve umarsız düşlerden öteye yoktur cismin düşlerim yüzünü gözlerim gözünü dilim adını nefesim nefesini ne diye hala saklar böylemidir sevenin bahtı karası yeter çektiklerim yeter allahından bulası bir gün daha tükenmekte böyle çaresiz ve bağlı böyle sensiz böyle sessiz başladı gene gece devriyesi gözyaşlarımın sessiz sessiz soluyorum görüyormusun oysa düş güzeli aşkına hala tiryakiyim biliyormusun gecem mahkum,günüm firari bir çift göze yanmaktı suçum işlenmiş sicilime nereye dönsem gözümde gözlerin ve hala beni suça teşvik etmekte sevdaların en tükenmezi bu anladım sense çekip gittin ben ardından sadece bakakaldım geçen her günüm ölüme gebe sensiz yüzüm toprağa dönmekte sessiz halbuki en acısı ben yaşamayı koşulsuz sevmiştim başım belası sebebimsin hayat bütün renklerimi karaya buladığında ben hep mavi sakladım seni avuçlarımda mavi mavi bir sevdaydı yaşadığım yüreğimin bozkırında sonra sana ait olan olmayan bütün mavilerimi aldın gittin şimdi hayat soluk sarı bir hazan tadında ömür denen şu yolun tam ortasında ben garip,ben üzgün,ben yılgın ve yüreğim vurgun yemiş bir ayrılık akşamında her olmayacak duaya amin demekte dilim seni her andıkça gidişin gözlerimden damla damla akmakta ayrılığı yüreğime sığdıramadım yokluğun etimi yakmakta en güzel hayallerimin katili pembe tenini şimdi hangi eşkıya sarmada hep doğrular kaybetmez anlayacaksın sende yokluğum yüreğini dağladığında ince bir sızı çöreklenecek içine ellerin ellerimi aradığında ve sesin hep kaybolacak kendi çığlığında bu hüzün sanma kalır hep bende sevmeyi bilende payidar kalmaz acı yüreğinin ortasına saplanınca bir sancı an olur diyeceksin bir kez görseydim onu bir kere dokunabilseydim ellerine işte o an bir tokat gibi çarpacak yüzüne yanlışların hediyesidir kabul buyur bu sana ihanetin bir yangında önce güzel olanlar yanar ben yanarım külüm yele karışır ve estikçe rüzgar sevdamı sana taşır ayrılığa beşikkertilmiş bir sevda yalnız böyle vuslata ulaşır

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.