Ayrılıktan Öte Sürekli Ölüm
S
0
Altın Yaprak
iyiye,güzele,yeniye,doğruya ve aşka ait olan ne varsa
bir yangında önce onlar yanmakta
*********************************
hey gidi gülüşünde geleceği saklayan
delikanlı düşlerimin güzel kızı
demek buydu yangında önce benim kül olmamın nedeni
yandım söndüm asırlardır
güldüm kül oldum
yardım el oldum
sevdim sır oldum
bir yangında kaybettim ben umutlarımı
ben yanarken adına sevda denen cenderede
sen sadece bakıpta gülümsüyordun küllerime
ben ayaza çaldırdım tüm çiçeklerimi
ıhlamurlar çiçek açmadı gene
daha çok bekleyeceksin demektir şair usta
güneş olmadan çiçek olurmu
benim güneşim çoktan aştı oysa
adı ayrılık olan o kan kızılı ufukta
yine sensizliğin eli uzandı iflah olmaz yaralarıma
radyoda ince saz
vurur sazın teline mahsuni hoca
*DERYADAN KURTULDUM DEREDE ÖLDÜM
BEN KENDİ HALİME YANAR AĞLARIM*
bazen ölüm daha iyidir hoca
deryadan kurtulup derede de olsa
eğer aşkın baçıysa vermek canı
ona da kabul
velakin uğruna can verilen değeydi buna
hançer hançer yüreğime işli durur hala bakışların
zemheri vurgunu yemiş yüreğim
hala adınla atar
ve her vuruşunda yokluğunu
tokat gibi yüzüme çarpar
domur domur yaralarım
seyreyle nasıl kanar
katran karası gecelerim
ve her gecem
bilmezsinki yokluğunda kendini sabaha nasıl bağlar
ne bitmez bekleyiştir o sevda cenderesinde
hasret kokar sabahlarım
ve penceremdeki cam güzeli
hala ona gülümsemeni bekler
ama yoksun
hazin bir bekleyiştir bu sevda
ve umarsız düşlerden öteye yoktur cismin
düşlerim yüzünü
gözlerim gözünü
dilim adını
nefesim nefesini
ne diye hala saklar
böylemidir sevenin bahtı karası
yeter çektiklerim yeter
allahından bulası
bir gün daha tükenmekte böyle çaresiz ve bağlı
böyle sensiz böyle sessiz
başladı gene gece devriyesi gözyaşlarımın
sessiz sessiz soluyorum görüyormusun
oysa düş güzeli
aşkına hala tiryakiyim biliyormusun
gecem mahkum,günüm firari
bir çift göze yanmaktı suçum
işlenmiş sicilime
nereye dönsem gözümde gözlerin
ve hala beni suça teşvik etmekte
sevdaların en tükenmezi bu anladım
sense çekip gittin
ben ardından sadece bakakaldım
geçen her günüm ölüme gebe sensiz
yüzüm toprağa dönmekte sessiz
halbuki en acısı
ben yaşamayı koşulsuz sevmiştim
başım belası
sebebimsin
hayat bütün renklerimi karaya buladığında
ben hep mavi sakladım seni avuçlarımda
mavi mavi bir sevdaydı yaşadığım
yüreğimin bozkırında
sonra sana ait olan olmayan
bütün mavilerimi aldın gittin
şimdi hayat soluk sarı bir hazan tadında
ömür denen şu yolun tam ortasında
ben garip,ben üzgün,ben yılgın
ve yüreğim vurgun yemiş
bir ayrılık akşamında
her olmayacak duaya amin demekte dilim
seni her andıkça
gidişin gözlerimden damla damla akmakta
ayrılığı yüreğime sığdıramadım
yokluğun etimi yakmakta
en güzel hayallerimin katili
pembe tenini şimdi hangi eşkıya sarmada
hep doğrular kaybetmez
anlayacaksın sende yokluğum yüreğini dağladığında
ince bir sızı çöreklenecek içine
ellerin ellerimi aradığında
ve sesin hep kaybolacak kendi çığlığında
bu hüzün sanma kalır hep bende
sevmeyi bilende payidar kalmaz acı
yüreğinin ortasına saplanınca bir sancı
an olur diyeceksin bir kez görseydim onu
bir kere dokunabilseydim ellerine
işte o an bir tokat gibi çarpacak yüzüne yanlışların
hediyesidir kabul buyur bu sana ihanetin
bir yangında önce güzel olanlar yanar
ben yanarım
külüm yele karışır
ve estikçe rüzgar
sevdamı sana taşır
ayrılığa beşikkertilmiş bir sevda
yalnız böyle vuslata ulaşır
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş