Geceler boyu bir çaresizliği büyütüyorum. En kuytu köşelerde anıyorum adını, Saklı bir dua gibi. Kanserli bir hastayım…
Aynalarda aksi gözyaşlarının Yüreğinde asırların yorgunluğu var Ella! Şakaklarına karlar düşüyor yavaş yavaş Her sabah bir yalnız daha kalkıyorsun uykundan…
Sokaklarını dolaşıyorum Günahlar büyüten metropol tapınaklarının Sokaklar/boğazıma urgan Barikatlarını aşıyorum.…
Ölüler beni anlayamaz sevdiğim Benim tunçtan kapılarım var. Ve granitten pencerelerim. Soyut resimlere bakan…
/Umuda kırağı düşmüş akşamın sabahından/ Gecenin en mahrem yerine saklayarak hınçlarımı Sana bir anka kuşunun adını verdim Akrep ve yelkovana göre değişen yüzlerin…
Kaf dağının ardındaki son umudu sırtlayarak Böyle girift bıraktın beni Sürgün ülkelerin Kim bilir hangi sürgün şehrinde…