Sığıntı

T Talat Ülker
0 Altın Yaprak
Güneşi avlamaya karar verdiğimiz gün Başladı ayrılıklar Yola çıkarken söz verdim bekleyenlere Solmadan yavuklumun ellerinde kınası Yeni ağıtlar yaktırmadan anama Dönecektim Ama şehir yuttu beni Yollar unuttu beni Gölgesi yüreğinden daha büyük Ağzı kalabalık Eli kanlı adamların Ve kaypak adımların Kin kustuğu sokaklarda kirlendim Akla beni Sahipsiz gölgeler keser yolumu Ufkumdan güneşi çalar bu şehir Gecesi yutarken ümitlerimi Düşlerimi bölerken şafağı Çıplak vücutlarla dolar bu şehir Dönemem Sözümü unuttuğumdan değil Yola çıksam Beni bin parçaya böler bu şehir Türküleri unuttum Çoktan kurudu yakama taktığın gül Gel Al başımdan sevdayı Bırakma bu yükle beni Bu şehrin katran karası gecelerinde Sesinin yankısından korkan Çocuktur şair gönlüm Suları kirletilmiş denizler gibi öfkeliyim Dalgalıyım Sonsuz maviliklerin yakamozlarına karışan Beyaz köpüklerde nemlenmiş hayaline sevdalıyım Ben seni beklemenin yılgınlığında İşe yaramayan duyguların hamalıyım Arada dağlar varmış Olsun Unutma gecenin gün görmemiş köşelerinde Ara sıra düşlere gel Yokla beni Gözlerimde bulut yoksa Nemlenmiyorsa kirpiklerim Ve yeterince geniş değilse yüreğim Ayaklarım sığmıyorsa yollara Bitmişse azığım Bil ki Güneşi çalınmış vadilerin koynunda üşümüşümdür Sar ana kokan kollarınla sımsıcak Ve sımsıkı Kucakla beni Ben sana vurgunken ölesiye Ben sana tutkunken Hava gibi Su gibi Ekmek gibi muhtaçken sana Geciken gün gibi Vakitsiz biten tütün gibi Özlüyorken seni Şehrin günahkâr gecelerinde Kendimle kavgaya tutuştum Sevdamın peşinde ruhumun hırsızları Gönlüme musallat oldu çağın züleyhaları Kaçıyorum Sakla beni Vakitsiz sararan gül yaprakları gibi Döküldü toprağın saçlarına Gün görmemiş sevdalar Bülbül nağmelerinin yanık esintilerinde Kavruldum suya hasret Bahçıvansız kaldı gülşen Hazan mevsimine döndü Gönül iklimlerindeki dipsiz yalnızlık Sensiz bahar gelmedi buralara Dönmedi seninle göçen kuşlar Bilmem ki kaç zamandır Aklım yüreğime küskün Yüzleştir gerçekle beni Beri gel Sevda bahçesinin gün görmemiş çiçeği Düşlerimin yeşil başlı sunası beri gel Dağların öte yüzüne sığınmış bahar Bir ağustos yanıklığında eserken rüzgar Islatıp yüreğime sermişler geceyi Upuzun gecelerin yorumsuz düşlerinde Beni yalnız bırakma A canım kurban olayım İstersen gölgen olayım Ardınca sürükle beni Senin için nöbet tuttum Yalçın dağların dargın nergislerine Yorgun ve ümitsiz yüzlerin Sitemkâr bakışlarında yitirdim gençliğimi Ben ki gönül yurdunda Susuz kaldım Uykusuz kaldım Aç kaldım Ve her şeye geç kaldım Bari sen dur Gitme n'olur Bekle beni

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.