Lal-i Sevda

T Tamer Aktan
0 Altın Yaprak
Zaman yine tüm acımasızlığı ile sahnede... Benzim hüzün sarısı.. Gözlerimde bir ceylan ürkekliği... Kırık dökük alfabemin kayıp olan üç harfine eşitlemiştim adını... Oysa nicedir yürüdüğüm yollar yokluğuna çıkarmış, bilemedim... Sahi ! Gittiğin yolların dönüşü var mı Lal-i Sevda ? Seni götüren vagonun arkasından öylece bakarken yüreğim tökezledi "umuda" giden yollarda... Şimdi kör bir balıkçıyım oltasına takılmış umudu çıkarmaya çalışan... Ellerim kan revan... Susma Lal-i Sevda... Sus(ma)... Söyle kaç celsede hüküm giyer Âşk... Daha kaç geceye bulaşır yokluğunun isi... Kaç kez daha işgal eder Şehr-i İstanbul'u hüznüm... Biliyormusun Lal-i Sevda !... Ayaz değdiğinden beri gülümseme(ne)me küflü bir yalnızlık kaldı zulamda... Sırtımda kanlı gömleğim masamda kırık bir kalem... Tabureler mi ? Onlar çoktan devrildi...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.