Saat On İki
T Tuba Olgaç
0
Altın Yaprak
Saat on ikiyi vurdu ve hala gecenin matemini dinliyorum
Gidebileceğim bir saray balosu ya da balkabağından bir otomobilim yok
Bu yüzden hiçte endişelenmiyorum, saat on ikiyi vurunca bütün büyüler bozulurmuş
Merdivenleri yavaş yavaş iniyorum
Ne bozulacağına üzüleceğim bir büyüm var nede kaybedebileceğim camdan bir ayakkabım
Kaybedecek hiçbir şeyim yok
Kendi rüyalarımı satmadan önceye kadar vardı
Bir gün ansızın kendimi karanlık bir evin yanında buldum
Evin kapısını çaldım
Kapıyı isimsiz zamanın adamı açtı, uzun süre konuştuk
Sonra sordum, bu kadar yıl nasıl hayatta kalabildin
Dedi ben insanların bir dileğini gerçekleştirir, karşılığında kalplerini satın alırım
Dileğimi sordu, ondan bir masal istedim, hayat gibi olmayan, acıya benzeyen
Aslında rüya, sonradan sonsuzluğun varolduğu bir masal
Dileğimi gerçekleştirmeye razı oldu, ben kalbimi almasına razı olmadım
Dedi madem kalbini vermiyorsun öyleyse ruhunu ver
Dedim kalbim giderse asla sevemem,
Ruhum giderse bedenim esir olur, özgürlük nedir bilemem
Dedi seni kandırmaya niyetim yok kalbini ben almasam başkası alır,
Ruhunu da vermezsen onu da tanrı alır
Hiçbirini vermezsen masalın canını alır
Sana vaat ettiğim masal karşısında bir bedel ödemen gerek
Sonra ona ruhumu verdim o da bana masalımı verdi
Bana verilen masalın içinde yaşamaya başladım
Yağmurlu bir kaldırımda bir prensle tanıştım
prensle sık görüştük.
sonra bir gün prensin hastalandığını duydum, yanına gittiğimde doktorlar
Kalbinin yaralandığını söylüyorlardı
Yaşaması için başka birinin kalbine ihtiyacı vardı, kimse buna yanaşmadı
Eğer kalbimi verirsem masaldan atılacak yeniden dünyaya dönecektim
Zira dünya kalpsiz ve ruhsuzların yaşadığı bir hapishaneydi
Eğer kalbimi vermesem çok sevdiğim prens ölecekti
Aşk insanı yaşarken öldüren, ölüyken dirilten tek şeydi
Kalbimi verdim
Dünyaya geri döndüm kaldığım yerden devam ettim
Ve öğrendim ki ne hayatta ne masalda her şeyin bir açıklaması yoktur
Bazı şeyler öylesine olur sebebi olmadan yapılır
Sonra içimde bir şeylerin ezildiğini hissettim, prens istemeden
Kalbimin son kalan parçasını da kanatmıştı
Birinin açtığı yarayı yine o kişi kapatırmış demişti isimsiz zamanın adamı
Şimdi prens bana çok uzakta
Saat on ikiyi vurdu ve gecenin matemini dinliyorum
Yüreğimin son kalan parçası da kanıyor, galiba ölüyorum
Kaybedebileceğim bir şeyim yok
Merdivenleri yavaş iniyorum
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş