Kabuğunu kaldırır gibi aşkın Göğünde eksiliyorum Hiç dize de dökülür müymüş kollarından insanın Anlamıyorlar mı ne…
"Kimin içine girsem saklar beni." Kiri kendine diken, avuçlara bırakıyorum kendimi Kime baksam dağılıyor tüm fotoğraflar…
Sesime ses verir mi sırtımdaki ölüler, Morarmış yüzleriyle Ağzımdaki koca mataraya kim su verebilir ki Üstü çizik umutlarımı sığdırabilirler mi göğüslerine.…
Bir-İnci Kadın Dildeki iğne... boşluklar...…
"Gece susuyor, sen susuyorsun Ben sende susuyorum Hadım edilmiş ağzımla..." Diyorlar ki hiç olmazsa ses ver…
Faili meçhul bir sevdada yittim ben Sapı kopmuş bir kapı gibi kapanmıyor yaralarım Gece vurmuş, gün vurulmuş ya tenimde Haydi kırık midye kabuklarını giyin şimdi içinize...…
Bacakları da kanar mı insanın deme bana ne olur Beni senle yıka, beni sesinle yıka Beni "mor teninle" yıka Tanrının kuluyla yıkadığı gibi bedenini…
İçimin kumarbaz saflığı şimdilerde İstanbul Hangi sokağında bıraktım kendimi ben bile unuttum Ellerime baktım çoktandır cam kırığı varmış meğer - avuçlarımda Yüzüme dokunduğumda an…
"Korkmayın. Elimin uzandığı kadar yakabilirim ancak." Küçük kızlar basıyor içimin buğday tarlalarına Mayıs soyunuyor tenim…