Bütün ağlamaların dinmesi gerek bir şiiri yazmak için Çünkü duyguların dinlendiği yerde başlar şiir Sevginin üşüdüğü yerde yazı, çocukluğun bittiği Ve hep genç kaldığı yerde annele…
Tuğrul Tanyol, 1953'de İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nü bitirdi. Marmara ve Yeditepe Üniversitelerinde öğretim görevlisi olarak çalıştı. İlk şiiri 1970'de Yeni İnsan dergisinde yayımlandı. Üç Çiçek ve Poetika dergilerini arkadaşlarıyla çıkardı. Şiirlerinin yanı sıra şiir üzerine yazılarıyla da dikkati çeker. 80'li yıllar şairlerindendir. İmgeci, lirik, bireye önem veren bir şiir anlayışı vardır.
Elinden Tutun Günü (1983)
- Ağustos Dehlizleri (1985)
- Sudaki Anka (1990)
- Oda Müziği (1992)
- İhanet Perisinin Soğuk Sarayı (1995)
- Büyü Bitti(2000)
- Her Şey Bir Mevsim (2006)
- Öncesi ve Sonrası (2012)
- Yedi Kitaptan Seçtiklerim (2012)
Ödülleri
- 1980 İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Şiir Yarışması’nda Sanat Emeği Dergisi Şiir Ödülü
- 1985 Behçet Necatigil Şiir Ödülü Ağustos Dehlizleri ile
Tuğrul Tanyol şiirleri
Bir büyük boşluk muydu hangi ayak sesleri zalim, yırtıcı ve alabildiğine kirli gecenin yüreğinden kanatırcasına geçen…
-Mehmet Müfit'e Gün soldu, eteklerinde kızıl pırıltılarla damlarken su Gecenin yenik bahçesinde dolaştım, sarı bir yağmurdu…
Günü elinden tutuyorum Öyle ürkek Ben tutmasam karanlığa düşecek Karanlığa düşecek sevgiler…
iplik gibi bükülen ışığın sözünü dinle çünkü kırmızı yanınca ve susunca bütün düşler ağacın kayığına bin ve açıl bütün denizlere…
her şey söylendi, artık eskisi gibi olamaz elimden kayan kitap açık bir yol gibi uzanıyor suyun üstünden sıçrayan bir kedi gibi korkarak bakıyorum, çünkü bilsen!…
gidelim istiyordunuz (suya bak ter basmış sıcak bir yaz korosu) aşağıya doğru durgun atlar, sonra daha aşağılara uzanan göz alabildiğine geniş otlar ve çiçekler arasında iki bacağı…
Elmas, soyunup kendi pırıltısını çizer geceye Bir geyiğin boynuzlarıyla yırtılmış o karanlık perdeye Düşünce kan, mermere yapışır tortu ve sessiz Bir çığlığı andıran gözlerinde can…
Sen elimden tutunca Deniz basardı içimi Sen elimden tutunca, yüreğim Yeşil yosunlara takılıp günlerce…
Biz bülbül-i muhrik-dem-i şekvâ-yı firâkız; . Âteş kesilir, geçse sabâ gülşenimizden II. Selim…
Yalnız çocukluklar düşünüyorum Büyüyor ardında mavi sabahlar Aydınlığın karanlığa döndüğü yerde Yorgun gece yarıları sıralanıyor…
perde indi, toz uçuştu, gözyaşı yağmur oldu ağaç çiçek dökerken geldi yaz geçti, ben onu görmedim, yalnızca bir ses orada duruyordu, deniz yüzeye vuruyordu…