Gidiyorum...

T Tülay Sustam Tülay Sustam
0 Altın Yaprak
Heybeme doldurdum yalnızlığımı... İlk defa yolculuğa çıkarken yanıma bir şey almıyorum... Sabahın ilk saatlerinde çıkacağım yola Giydim yine her zaman ki gibi beyaz takımlarımı Metruk bir han misali yüreğim Kuşandım bütün pusatlarımı Denizde boğulmazsam dayarım sakaklarıma Elim bir kez olsun titrerse namerdim... Pişman olursam bu yolculuktan Arkama dönüp bakarsam namerdim... Küçük bir kayık götürür beni Kürek çekerim akıntıya doğru... Hem ağlarım, hem kürek çekerim Gözyaşlarımla kayığımı batırırım Nasılsa yüzmeyi bilmem Çırpınırsam, bağırırsam namerdim... Dalgalar savurur cansız bedenimi Bir yosunun kolların da takılır kalırım Hiç kimseden görmediğim sıcaklığı hissederim Sonra bir balıkçı ağına takılırım Üç, beş balıkçı asırlılar ağlara Çekerler beni kendilerine doğru Çıkarırlar su üstüne... Şaşırır öylece kalırlar Gözlerim açık giderim Kapatmaya çalışırlar gözkapaklarımı Onlar inadına kapanmazlar Hiçbir şey de gözüm kalmadı Her şeyi de yaşadım, yaşattım Hiç tanımadığım insanların derdine yandım Acılarına oturup ağladım Karıncayı bile incitmedim Düşene hiçbir zaman tekme atmadım Tuttum ellerinden aydınlığa çıkardım Yanarım, ağlarım, sızlarım Anne olamadığıma yanarım O yüzden gözlerim açık giderim Kimse arkamdan bir damla gözyaşı dökmesin Bir vedayı bile çok görüyorum artık Kimse beni suçlamasın.... Geride hiçbir şey bırakmadığımı zannetmesinler Kalemimi, kağıdımı okula hiç gitmeyen Ekmek parası için ayakkabı boyayan Yüreği bembeyaz, elleri simsiyah Mustafa’ya bıraktım Yüreğimi; hiç sevilmemiş, acıların kadını Her zaman kırmızı güller satan Emine Teyze’ye bıraktım Şiirlerimi; “Abla ne olur tartılır mısın? “ diyen Minicik elleri, siyah saçları, al al yanakları olan Esmer güzeli Gönül’e bıraktım Ben ona İrem diyorum... Kızım olsaydı eğer adını İrem koyardım Gelir mezarımın başına minicik ellerini açar Benim için duâlar eder... Mustafa şiirler yazar, İrem bana şiirler okur Emine Teyze tomurcuk kırmızı gülleri bırakır gider Mustafa inanmaz öldüğüme... En güzel boyadığı ayakkabıları getirir bana “Tülay Abla hadi kalk yerinden gezmeye gidelim “ der. Ne onu ben duyarım, ne de o görür benim gülümsediğimi Beni çok severler, bende onları... Ben onların biricik ablaları... Onları bırakıp gittiğime yanarım... Onlar kadar kimse beni sevmedi ki... (İstanbul, 13.05.2004)

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.