Gittin Ben De Öldüm

T Tülay Sustam Tülay Sustam
0 Altın Yaprak
gittin! ... kimliği belirsiz bir yalnızlığa bıraktın beni yokluğunda anladım kim olduğumu aşk tarlasına; seni ektim, kendimi biçtim. aşk denizinde; bir başıma yüzmeyi öğrendim. öğrendim öğrenmesine de... ne gariptir ki! ... gözyaşımda boğuldum gittiğinde her şeyin biteceğini sandın ben aşka; sen gidince susadım... gittin! ... gözyaşları döktüm yüreğimdeki bir avuç toprağa İstanbul'un mavi gözleri kapandı senden sonra gece üç-beş nöbetlerimde yağmurlar yağdı el ele dolaştığımız sokaklara hangi yana baksam hayalin doluyordu gözbebeklerime hangi taşı kaldırsam altından sen çıkıyordun gittiğin gün! ... geceyi; gözlerinin rengine boyadım senden sonra, gündüzün yüzünü hiç görmedim ve gündüzü seni özlediğim kadar özlemedim gittin! ... et, tırnaktan ayrıldı kanım çekildi damarlarımdan ömrün yarısına ramak kala birden bire durdu -aşka çalan- yürek saatim ne zaman geçti senden sonra ne de adam gibi bir aşk uğradı yüreğime gittiğin de! ... götürdün bendeki her şeyi de... ben -aşk- yaşımı seninle doldurdum şimdi -hayattan- gün alıyorum gittin! ... dizlerime kadar battım hayatın içine... yüreğim buz kesti ellerim ısınmadı senden sonra gittiğin gün özledim buselerini ellerin saçlarımı toplardı bir buse, bir buse daha kondururdun boynumda ki ben'e... buz gibi nefesin ateş topu olurdu boynumdayken rüzgâr; nefesinin yerini almak isterdi de... ellerimle kapatırdım boynumda ki ben'i... senden başkası buse kondurmasın diye! ... anlasana! ... tenin değildi tenimden ayrılan önce serçe parmağın ayrıldı saç tellerimden o günden beri ellerim gitmedi saçlarıma gittin! ... hiç düşünmedin senden sonra ne olacağımı bir kez olsun aklına getirmedin beni ne yer, ne içerdim sensiz... söyle! ... söner miydi yüreğimde ki ateş -nisan yağmurlarıyla- sensiz, bir lokma geçer miydi boğazımdan? çayım azalır mıydı? bardağıma dudağın değmeyince... sigaram biter miydi? sen bir nefes çekmeyince... yaz çocuğu! ... bıraktın beni mayıs'ın ortasında çırılçıplak bir kez olsun düşünmedin seni canından çok seven bu kış çocuğunu... senden miras kaldı bana / dizelerim ben senin şairin oldum, sende benim şiirlerim... gittin! ... bu şehrin altını üstüne getirdim demir atmadığım iskele geçmediğim sokak kalmadı ne pahasına olursa olsun, bulacaktım seni... nefes nefese kaldım, el ayak çekilince... dermanım kalmamıştı güneş batıp, perdeler kapanınca... yıldızlardan fallar açtım 'mutlaka onu bulacağım' diye... her gün bu umutla yaşadım her güneş doğduğunda bende senin aşkını doğurdum -yeni bir güne- baktığım hiçbir yerde bulamadım seni sanki yer yarıldı da sen içine girmiştin kime sorsam; görmemişlerdi seni benden sonra bilse bilse bir martılar bilirdi gizlendiğin yeri... el ettim, avuçlarıma kondular bir yüreğimin sesini dinlediler bir de yanağımdan süzülen yaşlara baktılar sustular, sustular... sonra konuştular o günden sonra hiç gitmedi çığlıkları kulaklarımdan kış çocuğu; senin 'yaz çoçuğu kara-toprak oldu' dediler... usulca avuçlarımdan uçup gittiler sustum, sustum, sustum... ne tuhaf değil mi? o gün anladım beni ne kadar çok sevdiğini... kara - tenim toprak - gözlerim yâr, ah yâr sen benden gidip bana gelmişsin... yoksun! ... yokluğuna lânet olsun... sensiz; anıların gölgesinde güneşleniyorum tenimde esmer gecelerin gölgesi... gittin! ... sen; bendeki maviyi öldürdün... mavi kaldı, sen öldün... senden sonra ben öldüm...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.