Sussam-sussan-sussak...
T
0
Altın Yaprak
ansızın çalsan yüreğimin kapısını
döksem! ...
eteğimde ki taşları
bir düş gerçek olsa -senin olsam-
bu şehre nisan yağmurları yağsa
kurak toprakların yüzü gülse
yüzümü sürsem yüzüne
sussam-sussan-sussak...
zaman yitirse anlamını
her salise de özlesem seni
ömrümün son demini yaşasam
dünyayı sevgiyle saran kollarında
sussam-sussan-sussak...
akşam olup gözlerin kapanınca
yüreğimin perdelerini çeksem
sensiz biten bir güne...
güneş bir daha doğmamak üzere batsa
yeniden uyanmasa içimde ki çocuk aşka
bıraksa aşk bizi bir dağın eteğinde
unutsa gözlerimiz artık kan çanağı halini
birleşse ellerimiz bir daha hiç ayrılmasa
sussam-sussan-sussak...
artık aşk sarhoşu değilim
şiirlerim anason kokuyor
anılardan tütün sardım
ciğerlerimde ki dumanı üfledim gökyüzüne
bulutlardan anladım seni ne kadar düşündüğümü
oysa ben seni sevdiğimde
kullandım -ismin/in bütün hallerini-
sözüm yoksa gidişine,
bil ki kelimeleri yitirdiğimden değil
hal'im kalmadı, gücüm kalmadı, dermanım kalmadı
artık ben aşk'a susuyorum, sende sus, aşk da sussun...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş