Şişede Umut
T Tülay Yılmaz Çekin
0
Altın Yaprak
Bir otobüsün kayıp giden camlarındaydı mavi
Parmaklarımla okşuyordum tuzunu
Sen oradasın diyordum
Bak ben burada…
Ben denizi ilk on yaşında tanıdım
Kitaplardan okunanla benzeri değil
Resimlerin aynısı değil
Koskocaman mavi bir hayal
Gözyaşlarım gibi yutulası değil üstelik...
Bir şişenin içerisindeydi umut
Her masada açılmayı bekleyen
Açıldıkça birde bedel isteyen...
Oysa onlarla büyütülmüştük biz bugüne
Hem de beleşe...
Suçlarcasına bakışı ilk o zaman tanıdım
Azarlayan, ufaltan, ezen bakışı
Beni ayaküstü falakaya yatıran, joplayan
Öğretmediklerinden öğrenemeyişimi suçlayan
İçime keder gibi gömülesi bakışlar...
Ben seni ilk o zaman tanıdım
Gökdelenlerin korkunç yüzleri arasında
Mavi bir böcek gezinirken tavanda
İçemediğim çorbanın acısında tanıdım...
Hayallerimin çok ötesindeydi yüzün
Yırtılıp atılası şiirler yazmıyordum üstelik
Özlemiyordum yarıyıl tatillerinde öğretmenlerimi
Çocuksu aşklara kafa yormuyordum
Ağlamıyordum üstelik...
Ben seni bir aynalardan tanıdım
Buruk bakışınla kendine tutunduğunda
Ve dudak büküp oturduğunda duvar dibinde
Gözlerinden akan boncuk boncuk yaşları
Yaş gelince sevdalanmanı
Hasarlara uğradıkça çılgına dönüp
Bir hışımla devirdiğin camları sende tanıdım...
Ben seni hiç ummadığım bir anda
Orta şekerli bir Türk kahvesi tadında tanıdım
Kırık bir türkü seğirtirken dilimde
Kayıp giden yerden
Tutunamadığım merdivenden
Uzaktan salladığın mendilden
Ve bana bakan gözlerinden tanıdım seni...
Büyüyordu gözlerin, ağlamıyordun
Bavuluna yüreğimi, gözlerimi
Sana savurduğum hain sözlerimi doldurup
Sen yine gidiyordun
Sen hep gidiyordun...
Bir şeyler söylüyordun uzaktan
Seni duyamıyordum...
Ben seni ilk o sabah anladım
Dar bir koridorda o balık gözlerinle
Bir gül gibi düştüğünde yerlere
Duvara sıçrayan hüznünü
Bana sahip çıkma gücünü
Fedakarlığı sende tanıdım...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş