Ahmed Arif dizelerinin kokusunu aldığım bir şehirde sürgün hayatı yaşadığımı hissediyorum... bir smyrna düşündeki İzmir mavisi gözleriyle,…
benim gözlerimle kendine ya da benim duygularımla bana bakabilseydin…
kadın erkek eşitliğinin yok sayıldığı bir kentte aşk yargıcıyım bu kenti aşk kırıntılarından…
bir çocuk ağlıyor bilinçaltımda... şiirsel bir ezginin kalbime yazdığı son mektupta…
cennetten kovulan adem'in sürgün yeri: dünya ben de bu sürgün yerinde müebbetimin bitmesini bekliyorum suçumun ne olduğunu merak ederek…
kırılıyor rüzgârların ruhumuza düştüğü hayaller çaresiz imgelere dönüşüyor gerçekleşmeyen istekler insanlar öldürülüyor düşüncelerinden dolayı her geçen gün ağıtlar dile geliyor…
Ey, yaşamın kaynağı olan deniz senden geldim, sana döneceğim seninle başlayan hayatım seninle anlam kazanıyor…
kalbim mezopotamya... heyecan dalgaları Dicle nehrinden yükselerek damarlarımdan kalbime akıyor…
sen, parçalanmış ruhlardan oluşan hüzünlü bir bedensin sigara dumanıyla gökyüzüne yazılmış…
tanrıya karşı adem'in havva aşkına yasak meyveyi yemesi…
I kelime işçisi kelimeleri…
alkol denizinin derinliklerinde başlayan kasım rüzgarları yerini aralık yağmurlarına bırakırken elimde bir ayın sigara dumanı… aşkın kalbime işleyen akıntıları…
yıllar yazı masama bir takvimin son yaprağını uçuruyor… yolları arşınlayan hüzünlü ayakların yeni yıl öncesi…
uykusuzluğun karanlık sularında hüznün parıldayan gözyaşları kalbimin odacıklarından damarlarıma akarken…
yazamadığım şiirlere kurgulayamadığım öykülere karşılık bulamadığım aşklara ve hiç yaşanmamış bir hayata özlem duyuyorum…
15 / 21 gösteriliyor