Ayak Sesleri - 2
U
0
Altın Yaprak
Senden sonra tadı tuzu kalmadı hayatın..
Hani öylesi vakit öldüren bir adam olup çıktım sonunda..
Arada bir ayağıma takılan taşlar olmasa, ya da kulağıma gelmese kıyıya vuran dalga sesleri ne kendimin farkına varacak gibiyim ne sensizliğin..
Oysa ne kadar dün gibi her şey..
Ne kadar yakın..
Zannediyor ki insan, az sonra tenine bir dokunuş değecek, bir ses fısıldayacak eğilip kulağına "Seni seviyorum" diyen..
Yüzüne bakıp sonra keyifle gülen bir tebessüm, damdan düşer gibi gelip yüreğinin tam ortasından vuracak..
Oysa ne kadar dün gibi her şey..
Yastığımın kokusu, duvarda asılı resim, penceremin ismini yazdığım buğusu, boşluğa düşen sesim…
Ne kadar K/adın…
Bu gel-git zamanlar, bu aklımı çelen kavga, bu amansız çelişki..
Bu, umuda geç kalışım, zamansız rastlantılar, eğreti bahar ayları, bu aldanışım...
Bir rakı sofrası kurmalı yine…
Az peynir yanına, biraz da çerez..
Sustalı bıçak gibi zulaya koymalı sözü, girmeli şiirin türkünün kanına..
Gülüşün ağlamaktı senin..
Gelişin gitmekti…
Sevişin savrulmaktı zamansız bir dağ rüzgarında mecalsiz..
Dokunuşun kar yangını düşlerde yanıp kavrulmaktı..
Yine de sevmekti işte sol yanıma kurşun gibi sapladığım..
Sevmekti adam gibi..
Sabaha çıkmaz sorgularda sır gibi sakladığım…
Ayak seslerine kulak ver bazen..
Ola ki pencerene konan bir güvercin kadar yorgun ve aç kalmıştır sana yüreğim..
Bakma sen benim öfkeme..
Bakma küfredişime pervasız…
Alın yazımda en büyük harflerle durur sana söylemediğim…
Bir sigara daha yaktım tütünü efkar duman.
Ciğerimde yaman bir özlem sancısı..
Say ki sensizliğe çıplak ve üryan öfkem..
Bir serseri kurşun içimde isyan…
Say ki ben kurduğun bir saat başıydım yastığının kenarında…Düşlerine geç kalan
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş