Sen git istanbul sana gelsin anne Yürür gibi yapar da koşar içten içe Büyük çok büyük anne bilmezsin…
Ben aşk adamı değilim Aşk benim,adamım Veysel boşa dememiş Bu bendeki aşk olmasa…
Aşkın tadı seninle güzel Sen olmayınca.. Ne kokun kalıyor Ne de adın...…
Ne oldu gönlüm Ne oldu? ... Yine gitmeler mi kaldı payına Yine sevdalar sonrayamı?…
Yolculuğun başları Henüz sıradışı bir gelişme yok.. Yağan yağmurun tenime değmesiyle…
bir ''ümit'' düşün ki asker bavulunda güneş bolca yarin gülüşü…
Haftanın ilk günü... Senli bulutlar gökyüzünü kaplayacak Ertesi gün.. Karla karışık sen yağacakmışsın…
Ayrılırken zordur bilirim O son bakış Gitme aslında biraz daha dur gibidir Ne zaman geçmişti bi gıdım…
Eskiden göz göze yaşanırmış Yasakmış el ele dahi tutuşmak Şimdilerde ise Bir alana bir bedava aşk...
Köşe başında kiralık sevdalar Sızlanmadan geçse şu ömrüm geri kalanı Cebimde ellerim üşüdüm hiç olmadığı kadar Şimdi sende gidiyorsun gel de ağlama…
Yalnız yarınlara geçtim Ömürden gül bıraktım sonsuzluğa Anlamsız cümlelerin ortasında yandım Gitmenin ihtişamı üstümde…
ayrılıklar kentine hoşgeldim yürek dolusu yalnızlığa hazır olmasam da ne fark eder tutacak elimden küçük bir kız çocuğu…
Kendimi yolun sonunda hissettim Alnım da çizgilerden sitemler.. Rengarenk ettim yine gökyüzünü Elimde kalem…
Ayrılık senden ayrı kaldığım zamanlarmıydı yoksa Gidişinin tam karşılığımıydı lügatlarda Kimseye söyleyemediklerimin toplamından eksilen Kahrım ve inadımdı,…
bir ahenk silsilesidir ardından gördüğüm rüya yağmura rastlarken gecenin karanlığında bir haller var ya bende…
15 / 17 gösteriliyor