V

Vahdettin Yılmaz

13 şiir

0 Altın Yaprak

Vahdettin Yılmaz, 1964 yılında Kars ili, Kağızman ilçesinin Camuşlu Köyü’nde doğdu. Latife Hanım ile Osman Yılmaz’ın oğludur.Ağrı Eğitim Yüksek Okulu’nu bitirip, sınıf öğretmeni olarak Van’da görev yaptıktan sonra İzmir’e yerleşti. İlk şiir kitabı Etki / Dize yayınlarından “Bir Yerimizde Saklı” adlıyla, ikinci şiir kitabı da "mutlaka gülümse" adıyla ÜRÜN yayınlarından çıktı. Yayına hazır bir öykü ve deneme dosyası bulunmaktadır. Edebiyat estetiği ve roman ilgi alanının dahilinde olup, yeni kitap projelerinin konusudur.

  • Bir Yerimizde Saklı, 2007, Etki/Dize yayınları, İzmir.
  • mutlaka gülümse, 2012, Ürün Yayınları, Ankara

Vahdettin Yılmaz şiirleri

Arama yardımı

ben seni düşününce yolculuğa kurulur dünya uzunluğuna ağaçlar dikerim sözün uykular afacanı olur sabahın…

ceplerinde yağmurun ıslattığı papatyalar çavdarların dar gün merhabası kulaklarında akan zamandır reyhan kokulu sular kuşlar uçururken asi haberlerini…

Halkın Gövdesi bir kadının beğenisinden firar özensizlikten yazıyorum adresini yüzümde gizlemeye çalışan rüzgarın genç kız tedirginliği…

kabuğu yalnızlığa çekilmiş portakala dokunuyorum saldırganlığı hızla savuşturuyor alışkanlığımdan fark edilmeyen gurur çalımından kanarcasına küsüyor dilbazlığımın bütün imkanların…

ömrün gelinlik yolculuklara sipil yeşiline giyinik baharlarla öpücüktür yüreğin soluklarımızda gizli dalgalardan uçurum biçen rüzgar…

Göçmen kuşlar deniliyor size turnalar, Vatanınız göç ise, gökyüzünden kime ne? Dünyayı umudundan vururlar, her gazelde bir pusu� Yosunlar gecenin dibine yalnız, umuduna ayaz aşkın.…

Sokakların türküleri tutuşturmayı bekleyen alevi Olamadı hiçbir aşkın ilk macerası Hayata sürdüğün sevinç mütevazılıktan tescilli Sözcükler kıyılara bırakılmış arada yoklar dalgala…

havalanmış yüreğinde uçurtmalar kar telli duvak hüzünlerin başında gönül turnalarımın vatanı sevgili yar gül karanlıkların üstüne tükürük gibi…

Yatılı Yazılırdı Ellerin ellerin yatılı yazılırdı hatırlar mısın gömlekler ayaza asılır kravatlar ölüme uzanırdı…

yastıklarınıza misafir bırakıp düşlerinizi uykusuz yüzünüze zilleri haykırdık yorganın hala sıcak mendilini unutmuşsun başucunda…

acıların avucuna bölünmüş yalnızlığın yaprağın içtiği su sonbahar intiharından önce tırnağını acıtıyor dalgaların bu hardal ıssızlık merdivenin ucuna koy gülüşünü tekin değil bu gü…

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.