İthâf

Y Yahya Kemal Beyatlı Yahya Kemal Beyatlı
0 Altın Yaprak
'Abdülhak Hamid’den sonra ledünnî şiirin menbâları kurudu. Sâmih Rifat Bey’in hâtif sadâsını andıran bir manzûmesi bu çorak devrin en güzel eseridir. O eserin kafiyelerinden doğan bu mısrâları sâhibine ithâf ediyorum.' Fer almışken tulû-ı kibriyâdan Bu gün bî-vâye kalmış her ziyâdan Bu mülkün farkı yok bir tengnâdan Niçin nûr inmiyor artık semâdan? Bu şek, bağrımda her gün gâh ü bî-gâh Dolaştım “Hû! ” deyüp dergâh dergâh Ümid ettim ki bir pîr-i dil-âgâh Desün “Destûr! ” mihrâb-ı hafâdan Abâ var, post var, meydanda er yok Horâsân erlerinden bir haber yok Uzun yollarda durdum hiç eser yok Diyâr-ı Rûm’a gelmiş evliyâdan Tecellîgâh iken binlerce rinde Melâmet söndü Şark’ın her yerinde Bu devrin gerçi son sohbetlerinde Nefes’ler dinledik sâz-ı Rızâ’dan O yerler işte Bağdat, işte Âmid Bugün her şûleden mahrûm, câmid, O yerlerden gelen son yolcu Hâmid Haberdâr olmaz olmuş mâverâdan Bu manzûmenle ey üstâd-ı hoşkâm Ali’den doldurup iksîr-i ilhâm Leb-i uşşâka sundun öyle bir câm Ki yoğrulmuş türâb-ı Kerbelâ’dan

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.