Bir Saban, Tek Başına

Y Yannıs Rıtsos Yannıs Rıtsos
0 Altın Yaprak
Her şey düzenli, sağlama bağlanmış, mantığa uygun, nerdeyse insancaydı. Üstlerine düşeni yapıyordu kentin tapınakları; Athena da adaleti koruyordu; görünmese bile, hep o yönetiyordu Yargıtayın oturumlarını; ve yargıçlar kurulu ikiye bölündüğü zaman, hep sanıklardan yana çıkıyordu adaletin tartısı. İyi günlermiş onlar– Şimdi inanmak bile güç; — gerçekten var mıydı böyle günler? — yoksa sadece bir düş müydü bu? Belki de bunları sık sık hatırlamak yağmurlu güz akşamlarında değiştiriyordur anıları. Tarlaların sürülmesini kutladığımız zaman, Akropolun eteklerinde, topraktaki ilk saban izine eğilen rahip şöyle dua ederdi: “Sakın geri çevirme ateş ve su isteyeni. Sakın yanıltayım deme, senden yolunu soranı. Sakın mezarsız koma, can verip ölmüş kişiyi. Ve kesmeye kalkma sabana koştuğun boğayı. ” Doğrusu, güzel sözler; - ama sadece söz, o gün de, bugün de, komşusunun tarlasını yakmak içindi ateş, o tarlayı sele vermek içindi su, boğa ise, boynunda kırmızı kurdeleler, hırsızın kazanında kaynıyor. Sadece o saban tek başına, (belki de itilerek görünmeyen bir elle) hâlâ sürüyor ebegümeci ve yabanî zambakların sardığı o çorak tarlaları. Çeviri: Cevat Çapan

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.