Dağlar Ve Kadınlar

Y Yılmaz Odabaşı Yılmaz Odabaşı
0 Altın Yaprak
'sana bir sır söyleyeceğim bilmem ben sana benzeyen zamandan söz açmayı bilmem senden söz açmayı, bilir görünürüm tıpkı uzun bir süre garda el sallayanlar gibi gittikten sonra trenler bilekleri sönerken yeni ağırlığından gözyaşlarımın sana büyük bir sır söyleyeceğim korkuyorum senden!' L. Aragon sustuğun yerlere sesimi, haykırdığın yerlere yüzümü taşımaktan yorgunum... ben bu rüzgarlara savruluyorum sen hangi rüzgarlara ey uçurum çiçeği? hep 'mevsimler' diyorsam, kirli mevsimler üşüyorum, ellerini ödünç ver sus, söndür küllerime çok sokulan yangını bilmem kaç bin damla gözyaşına akıyor ömrün bin kaçını ödünç ver... sustun; sustukça çoğalan boşluğa vurdum sonra bir uçurum ıssızlığı kadar dalgın 'yalnız kentler' diyorsam, sen de kentler gibi yalnız ve baştan sona günahkar günahına ey uçurum çiçeği, günahına vurgunum! şimdi ötelerdeyim ötelerin ötesine üşüşmüş ömrüm öteler diyorsam karadağ'ın ardında karadağ hırçın mı hırçın sorma, hırçınım! bilmediler ömrüme bukağı sevdam küllenmeyecek ölürsem, anılırsam benim olmayan dağlar ve kadınlar bilinecek...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.