Ey Şehir

Y Yılmaz Odabaşı Yılmaz Odabaşı
0 Altın Yaprak
'sisler iner bütün dağlardan uyuyan şehrin üstüne' ey şehir, yaralı yatağım benim unutmadım sokaklarına meteliksiz dadandığımı hollere, bulvarlara, kokulara acemi şarkısız kadınlara abandığımı unutmadım göğünde kanımın nasıl alazlandığını dökülmesinler diye yaprakları ağaçlarında nöbetçi kaldığımı... ey şehir, sende kaldı hemşehrilerin anılarda giderek küllenen kederlerim sende tedirgin sevinçlerim, hazin yenilgilerim dağlarda kartalların kanat şakırtıları uyur mu koynunda hâlâ eski sevgililerim? yaralı yatağım beni kal öyle... içinde kalelerin kal! evlerin ışıkları yanıp sönsün, yanıp sönsün karpuzlar çatırdasın avlularında külhanbeyler, kahpeler üşüşsün bulvarlarına ellere ne şehir benim, düş benim gündüzlerinin göğünde güzercinlerim buruk bir sızıdır hâlâ içinde kederlerim... ey şehir, yaralı yatağım benim birazdan akşam olacak Karacağ'dan kalkan kuşlar saçlarına konacak unutmadım, unutma ben yine yılmaz'ımdır çok yorulmuşsundur, yanılmışımdır, yılmamışımdır nafile karıştırma saçlarını bitmiş, kalmamışımdır e y ş e h i r, k a l m am ı ş ı m d ı r! (Mayıs 2000, Saray Kapalı Cezaevi)

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.