Sen
Y Yunus Emre Erzar
0
Altın Yaprak
Sen;
İnceden esen meltem,
Yüzüm gözüm kavrulmuş bir yaz gecesi.
Damla damla yağmur yalnızlığında
Biraz ıslak biraz aşk sorgusu
Avuçlarında yanar ellerim
Saçlarında toprak kokusu
Sen;
Kalınca bir hayatın önsözü
Bırakıp gittiğin gibi
Biraz hüzün biraz tebessüm
Hâlâ yanaklarımda ellerim
Kapı aralıklarında beklemekte
Her ayak sesini sana benzetmekteyim
Sen;
Kan gövde bir savaş içimde
Gitmeye yol yok bir sürü yalan içinde
Biraz yalnız biraz sensiz
Göç bunun adı
Bir sürü gözyaşı kalanlarda
Sen bilmezsin gidenlerdensin
Sen;
Her limanda mutlaka bir şey hatırlatan
Hâlbuki gitmiştin
Fırtına kadar keskin, resimler kadar yalnız
Ellerim bıkmış vedalardan
Mavi bir iklime zıt kovalamaktayım okyanusları
Mercanlar süzülür boynundan
Ellerinde hapis yatmaya razı denizyıldızları
Sen;
Her tatlı masalda başrol
Damarları çatlamak üzere kıskançlıktan figüranların
Upuzun zifiri karanlıkta bir yol
Cadılar pusu kurmuş
Biraz çirkin biraz suratsız
Lâkin kötülerin sonu bir varmış bir yokmuş
Sen;
En içten bir dilek bir nefes
Gardiyansız koğuş halinde tüm şehir
Sensiz her akrep yelkovan arası bir kafes
Vuslatın anlamı kayıp türkülerde
Biraz yanık biraz zehir
Artık sevgililer yalancı öpüşmelerde
Ve Sen;
Ancak ve ancak yürekten hissedilen
İnceden esen meltem
İstanbul’a âşık bir adamın içinde akan yaşı
Sonbaharda hâlâ kurumamış bir gülle akla gelen
Sen... Esen...
Meltem...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş