Bahçıvan Ve Gül...

Y Yusuf Mescioğlu
0 Altın Yaprak
Seher vakti düşüyor kalbime intizarın. Tükenirken zamanım, bıraktığın yerdeyim. Gözlerimden yüzüme düşer de ahûzarım. Avuçlarımda hüzün, bir ince kederdeyim… İçimde yankılanır hüznü siyah gecenin. Bahçıvanlar gönlümde her sabah seni budar. Sen en güzel gülüydün bu güzide bahçenin. Yoksun, feryat ederim en az bülbüller kadar… Hülya tatlı bir andır, gerçek hayale perde. Bildiğim her gerçeğin yüreğinde sen varsın. Ben can verip solarken seni gördüğüm yerde. Sen bülbülün sesinde feryadımı duyarsın… Aşk düşerken her gece bahçıvanın kalbine, Yüreğimde bir isyan kıvılcımı çakılır. Bahçıvan sen ekerken sevdasının kabrine, O an kederli yüzüm, gözlerine takılır… Gönlümü terk ederken bir nefes arasında, Bülbülün sedasına yine efkârın düşer. Ben seni anıyorken bir sevda yarasında, Güllerin hayalini nasırlı bir el böler… Gözlerimde bir saray kuruyorken dolunay, Bölünür mutluluğum gerçeğin perdesinde. Kabul et kırmızı gül, canımı cananın say. Her seher beni dinle bülbülün bestesinde… Vakit sabaha doğru yol alırken bu gece. Hülyaların yerini yine korkular alır. Yaz biter, güzün gelir bu efsunlu bahçeye. Bahçıvandan geriye yalnız bir makas kalır. Unuturum her şeyi, yüreğim nasır tutar. Kızıl bir renk yayılır bembeyaz yapraklara. Her seherde bir diken dertli gönlüme batar. Rengini ben veririm kırmızı goncalara

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.