Kurşunu Yaraladım

Y Yusuf Uygar
0 Altın Yaprak
Yitirdin mi yüreklenmeleri çoktan Beyazıt meydanında Taksim'de bir kilisede Kurşunu yaraladım Beş yıl sonra uğradığım Unutulmuş sokakların Bir sıcak dost selamı kalan­ Kurşunu yaraladım­ Noktalanınca sevdalar Dün kolkola yürüdüğümüz Ey hüzünler Boynunuz kıldan incedir Duvarların diplerinde Kurşunu yaraladım­ Kurşunlanmış resimlerde Siyah beyaz kurutulmuş kan izleri Ölümsüzlüğü değilmiydi ölenlerin­ Gençlerimizin ölümü sevdiği ülkede­ Sevgiyi yaşamadan Elele tutuşamadıklarında Kurşunu yaraladım Sırasını beklerken köşebaşında vurulmayı Kız utanmıştı ilk öpüldüğünde Gülümsemesi aldü yürüdü günün Duvardan dışarı uzanıyor sarmaşık Ne yaş gelsin, ne kan yüreğimden İsterim mavilikleri gözlerimin olsun Kurşunlanınca nasıl düşer tohum Yüreğim koydur sığ denizlere vurmuş Dolaşır kanım baktıkça sana Yüreğim Bodrum'lu Tel örgüler, demir sürgüler Kurşunu yaraladım Çocuklar halay çeksinler Sevdalansın gökyüzü Değişmeli toprak Çocukluğunu yaşayasın ormana koşarak Gör neler olacak Duy neler olacak Sor neler olacak Anamın çığlık sesi duyulmasın Çığlığımla susturacağım çığlıklarını Kurşunu yaraladım Uykusuz gecelerde Kavuştum karanfillerden Çalınnmış mutluluğa Kurşunu yaraladım Ölümle yanyana olduğumda Sordum beyaz bir martıya ölüm adreslerini Kanatları az önce yaralanmış Gözlerinde pankart Gözlerinde bildiriler Kurşunu yaraladım Bir eylül sabahını İnsanları sevgi ilişkileriyle düşünürken Biliyorum ne sigortası var­ ne emekliliği var bu işin­ 1982-ankara yusuf uygar

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.