Trabzon'a Düşsel Serenat
Z Zekeriya Saka
0
Altın Yaprak
I
orada mısın trabzon
zigana'nın eteğinde
sağmal memeleriyle
akını karasını karadeniz koytağına akıtan
kim bilir kaçıncı öpüşmesidir denizin
kim bilir kaçıncı gerdeğidir
saçları yosun
yanakları komar
gönlü yedi dere akımı
krallar
şehzadeler sevgilisi bu kentle
karaları bırak
aklarınla gir yola
biraz da sen yaklaş
arabam 1300 motor
teybimde fuat saka
dilinde " rapatma"
dolamanlar girişinde
bir tırı sollamaktayım
II
" bekle benidemişti nikos sofyasına
bekle beni
" kesinlikle beklediye yineler temel fadimesine
çamdibi'nde
ya da ganita koyunda
koy olsun da
gözlerden uzak
ne var ki
ganita da çamdibi de
bin bir ses
bin bir ayak
gözler su üstündeyken
kaçıncı gelişlerle kucaklaşır anılar
su altında
çünkü derini göremeyen gözlerden
anlayamayan beyinlerden uzaktır orası
ondandır pamuk ipliğinde kopagelir sevdalar
ondandır zor evlendirilen kadınlar
yedi aylık ilk çocuklarını çok severler
dokuz aylık çocuklarından
şurada yannis'i vurmuşlardı aşk uğruna
şurada
yüreğinden kalkan kanlı eli havada isyanlardaydı
şurada gülizar eteğini yırtıp yarasına basmıştı
yannis'in
kösnül gözlere
hınçla kalkan kazmalara küreklere aldırmadan
yannis'i keşiş uğurlamıştı son yolculuğuna
gülizar
yatsı namazının ardından ilenmişti tanrısına
" her şeye gücün yetiyorsa
bu olanlar nediye
şurada yalamıştı yannis'in yarasını deniz
sadık bir köpek gibi
sadık bir köpek gibi yüz yıldır dili kaldı kanlı kumsalda
III
her şeye karşın
masamız kuruludur çamdibi koyuna
sen başka bir yere kur istersen
yeter ki masa olsun
yeter ki üstündeki kadehleri sevi
tabakları tutku dolu olsun
görürsün o zaman hamsinin dansa
palamudun rakıya geldiğini
masanın ayaklarına dalgalar değdiğinde
düşler büyütür
anılar tazelersin
sevdiğin tütüncü kızını anımsarsın ilkin
gelin oluşunu
nikotinli parmaklarıyla
hasırbileziği sevişini canlandırıp durursun
unutmak biraz da deliliğe vermektir
fırlat çakılları
say dalgaları
derdini deniz bastırır
bir kadeh de parlat martılar için
geçen gemileri de unutma
onlar ki
ne ateşlere harlandı ateşçi küreklerinde
onlar ki
ne ayrılıklar yüklendi
ne kavuşmalar boşalttı fırtınalı limanlara
onlar ki
gülle savurdu
dağlara kaçtı insanlar
bunlar perslerin gülleleridir bedenim kadar delik açan
bunlar romalıların
bunlar da fatih'in
bunlar da kim bilir kimlerden kalma
en son ruslarla sarsıldı en sağlam yapılar
nedir bu halkın çektikleri çıkar çatışmalarından
geçen gemileri unutma
turnasıdır bu yerin onlar
güvercinidir haber taşıyan
düdüklerini her çalışlarında
gül açtı yalnızlıktan bunalan limanlar
gemiler
gidişleri mani kısalığında
dönüşleri bozlaktır
gemiler
onurunuza kadehim
özlemleri suya
suyu özlemlere bağlayan
IV
köy enstitülü macide öğretmen
meydan parkı'nda
doğuya dönük oturmaktadır sırtını
görmek istememektedir
1940'lı yıllarda sümer sineması olarak bilinen
görkemli yapının
posta kulübeleri kondurulmuş yerini
anımsadıkça
on beş kuruşa film izlemeye götürdüğü
öğrencilerini
karbonatlı çaya vurmaktadır kendini
yan masada garson
elleri kaportacı çırağı
tabaklarına taşırdığı ayran bardaklarını
masaya indirmektedir
bordo önlüğüyle
rakip takıma kızmış bir amigoya benzemektedir
V
istersen ganita'da oturayım
bir akşam vaktidir
gurubu pembeye boyamaktır işim
düş benim değil mi
istersem
kıyıyı ganita'dan yoroz'a yeni bir düzene koyarım
" tut ki boyadık onibilmecelerde kaldı
her söz lyra'nın kutsallığında
her söyleyiş temel'in kemençeye türküsüdür dudakta
her devinim dionysos töreni
her yürüyüş emine'nin silkenenişi horonda
her ne kadar övünsek de
tek başına ekin bir işe yaramıyor bilesin
" alaca katu mota
korbaz goyitfi fotda"
" ela ela leose"
lazutlar teypte
hoparlörde fuat saka
bugünlerde tüm kent onu dinlemede
" gökteki yıldızları
pay edelum kızları"
bulursan pay edersin
en iyisi
kıyılarda fazla oyalanma
en iyisi
virala gemimizi
sular dinlesin türkümüzü
türküler bizi trabzon'a
sular gurbete bağlar
VI
okulluyum yeniden
ister idadide say beni
ister cumhuriyet'in ilk idealist öğretmeni
istersen götür oturt ktü'nün edebiyat fakültesi'nde
dersimiz yorumlamaktır maviyi
denizde mavi
teknedir
balıktır
ekmektir
gökte mavi
umut
ak güvercinin al gagasında
gözde mavi
yâr
yâr sarkıtmış ayaklarını denizde yıkar
faroz'dan bir kız sevdim
insanı orhan velice düşlere koyar
" uy nereyedur fadimemin ördüğü ağlar
bir kayık hamsi tutamazsam yüreciğim kan ağlar"
yüreciğine bengisu serp dursun kaptan
uzun sokak'a at dertlerini
uzun sokak deyip geçme
ne dertlerin ortağı
ne olayların tanığıdır
şu iki gencin sevişircesine konuştukları yerde
siyamidis vedalaşıyordu çocukluk arkadaşıyla
ikisinin de gözleri yaşlı
anlam veremiyorlardı olup bitenlere ikisi de
- yol göründü gurbet ele
maria'm sana emanet
tanrı hoşnutluğu için
çok iyi bak ona ülfet
- meryem torunum anası
padişahlardan kalmadır
baş tacıdır kefere kız
düşman olsa da atası
dostluğumuzun hatırına
hem kızımdır artık kızın
kalmanın çaresi yoksa
gözün arkada kalmasın
VII
silin gözlerinizi ayrı kalanlar
bir türkü yakacağım sizler için
ayrılık bu türküde yaşayacak yalnızca
yalnızca gurbet olacak
olmayacak gurbetçi
düşlerim geçtiğinde sevginin can alıcı yerinden
çıkıp boztepe'ye
" dinleyin!diye sesleneceğim
susacak martılar bilirim
köpükte kalacak dalgalar
gemiler virada donacak
suya düşmüş aşkları yükleyecek bir martı gagasına
" alın!diyecek
alın derelerin coşkun akışı
komarın tomurcuğu
zifinin kokusu
kayemişin karası
alın
temelin selamını alın
benim de neyim varsa
yeter ki trabzon'da sevi
gönüllerde trabzon sevgisi yaşasın sonsuzca
VIII
orada mısın trabzon
biraz da sen yaklaş
arabam 1300 motor
teybimde fuat saka
dilinde " meryem ana deresi"
sana da sıra gelecek volkan konak
yaşar miraç'ın dizelerini yorumuna
önümde tır katarı
daha dolamanlardayım
(dönencemizde forsadır ömrümüz, adlı kitabından)
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş