aldılar düşlerini çocukların bağladılar ekrana yok artık "okula giden robot"ları "ali'nin bisikleti" de kırıldı…
ay bilemez karanlikta işlenenleri ayla bilse kime ne oysa…
tek bir yüreğin tınısıyız birlikte bileriz ilencimizi düşmanımız birdir yüzü kanamaktadır ayna kırıklarında…
meyveyim bir salkım doruğunda karayemişin mayıs dumanından kendini kurtarmış…
bir sen kaldın tek umudum küçüğüm yamacıma tutunmuş lokman yemişim düşler evrenimi havalandıran ankakuşum…
yaşam iki nokta araya herkes kendi çizgisini koymakta…
diren ey bedenimin sisyphos’u bilen yanı ovaları bin çakırdikeni dorukları bin yar…
çocukluğumuzun esrik yıllarında oyunlarımızdan damıttığımız mutluluk içitiydi içimine doyamadığımız…
"madımak kurutmadım hatırını saydım da..." saymadılar elâ gözlüm bilgeliğin…
bizdik yüzyılların nadasına barış eken insanlığın ilk vuruşmasından bu yana karanfilleri " mutlaka yarın"lara büyütürken ne tufanlar…
bir sen anlarsın beni demiştin cerenler yunağından gelen sevdiğim yılkılar otlağında güze yatmışken ömrüm bir sen havalandırırsın turnalarını gönlümün…
ozanın erdemi isyanıdır çağdaş "nat"çılar türedi harama uçkur çözdü şiir yağla yıkanır oldu ozan…
- gündoğdu sanımer'e içince suyunu renkler ebrulardan yıldırımlarla eridi tanrı asklepios…
I orada mısın trabzon zigana'nın eteğinde sağmal memeleriyle…
akşamın duldasındayım dayanma gücüm mü desem giden günle birlikte düşlerim mi demir çapadır zamana atılan…