Gümüş Tablo Ve Ressam

Z Zeki Nurcin
0 Altın Yaprak
siz benim gözlerimdeki sessizliğin tasvirini iyi yapamadınız gözlerimin ortasında oturan yıkık kentlerdeki şiirlerin nasıl insan okyanusunda rüzgar yediğini hiç.. anlamlar yutmuş şiirlerin sesini duymadınız ve hangi limanda yeni bir göçe hazırlandıklarını.. ezilmiş çiçeklerin öksüz kokularının nasıl çığ gibi yüreğime devrildiğini anlamadınız ve gövdesinden tuttuğum kızgın şiirlerin nasıl beni sakladığını göremediniz öldüresiye. hayal sıcaklarında üşümenin resmini çizemediniz karanlığa sıkışmış yıldızların namahrem yüzünü öfkemde nasıl kök saldığını hiç. faili bilinmeyen özgürlügün ne zaman içimden firar ettiğini ve koynunda bir isyan şarkısı ile nasıl gezdiğini görmediniz gururlu şiirlerin. şimdi herkes şairdir yani hayata kafa tutan parasız küçük tanrılar yastıklara baş koymaktan bıkmış ışıklar bir çelimsiz cümlede kokuşmuşsa o aşkı için çalınan ıslıklar yaşam çiçeklerinin içine konduğu vazolardan biri kırıktır göremediniz. neden kendimi içinizdeki nehirlere dökerim biliyor musunuz neden kafa tutarım güneşe küçükcük bir bulut olup anlamlarımın peşinden koştunuz mu hiç. ve artık yasakları delen yoksul bir fikirim alnından vurulmuş cümlelerden şiirler yazışım nedendi, bilir misiniz ikimiz arasındaki uçurumun tabolusunu yapmaktı derdim ressamların hepsi renklerin kıyılarına hapsedilmiş sendeki hayatımı resmetseydim bende giderdim. (sen şimdi gümüş tablolar yapan bir ressamsın elin kokuşmuş sesini duydun kaç bin kilometreden, iki sahte alkış ne çok kıymetmiş bağrında taşıdığın hüzne inat derin yalnızlığının resmini yaptın mı hiç.)

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.