Bir kadın sevdim, ilkyaz yoksulu fırtına habercisi bir albatros kuğu boyunlu testi doldursam sızmaz…
Türk şair, yazar. 1947'de Ankara'da doğdu. Şiirlerini yayınlamaya lise yıllarında başladı. Evlendikten sonra şiire bir süre ara verdi. 1980'de tekrar yazmaya başladı. Yarın, Varlık, Damar, Evrensel Kültür, Pir Sultan Abdal, Emekçi Kadınlar, Pencere gibi dergilerde şiir, öykü ve denemeler yayınlandı. Emekçi Kadınlar Derneği onur üyesi olan şair, halen TRT'de danışman ve metin yazarı olarak çalışmaktadır. 2 Temmuz 1993'te Sivas Katliamı'ndan sağ olarak kurtulanlardan biridir.
Bir Ardıç Kuşuyum Ben (1992)
- Anılarda Şimdi (1994)
- Tavra (1995)
- Ağıttan Umuda (1997)
- Kuş Kanadından Masallar (2000)
- Kuş Kanadından Öyküler (2000)
- Asi Bir İmge (2007)
Zerrin Taşpınar şiirleri
Her şey ve herkes kayarak duruyordu sanki bana yaz diyordu bir kadın erkek çoktan unutmuş ne kadar sevildiğini - belki sevmeyi biliyordu bir zamanlar…
Yüzünü biriktiriyorum şimdi çünkü ben, bir ardıç kuşu gibi kendi ölümüyle beslenen güncesi ayrılıklarla dolu…
Atlar durur atlar yürür atlar... kısacık çocukluğumda geniş sağrılı, yıldız akıtmalı…
Çok derinlerde bir yerde bir İsa 'beni neden terkettin?' fısıltısıyla sorgularken incinmişliğini kuşlar ölür.…
Tacirler sever atları sevgilim hele gamsız bir kervan dizilmişse - kadın ve ipek altın ve gümüş…
Şiirin hırçın saçlarına takılmış birkaç dizede çiğ damlaları inançtaki çatlak, gözdeki dil...…
Ben seni çocukluğumun yaz günlerinde buldum, bayram sabahlarında köylerin yatır taşlarıyla ovulurken bedenim bağlanmış dilek çaputlarında yoksulluğunu gördüm de…
Bir ipek mendili olmadı hiç yakasına takılan bir karanfil yatağında gül yaprakları.…
Karanlık bir gergefi dokuyor kadın -taa en tepeden ayak uçlarına- onbirinde satılmış bir kızın çığlıklarıyla bozulmuş kanlı çarşafları dokuyor…
Zaman öğleye yakın geç uyananların boş saatleri okul tatilleri, işsizlikler çabucak işportaya düşmüş…
Son kırlangıçlar da bırakacak bu kenti oluk oluk akacak can sıkıntısı, yaşlılıklar yazı sırtında duymaktan yorgun bankları ve renkli çubuklarıyla solacak…
Zaman öğleye yakın evlerde şimdi mutfak sesleri. Sırtımı çevirip onaltı katlı kondulara parkın mavi havuzunda biraz…
Zaman öğleye yakın binlerce yıllık tarihinde insanlığın bir ömür nedir ki? Bir damla su…
Kızın elinde oya gelin olacak yakın kızın gözünde uyku düşünde çiçek biraz bıyık biraz kaş…
15 / 17 gösteriliyor