Bir sonsuz bakış Bir ölümüne dokunuş yetmiyordu Sana doymuyordu Şu amansız yürek…
Bir Eylülde kaybolmak vardı hayatın sancısına isyan Benliğimi bilinmezliklere vurup rüzgara tutunuşunda savrulmak...…
Acımasız hasretlerle Uyanırken bu sabah Seni hissettim Tenimin her hücresinde…
Yıldızlar boynunu bükerken Infazını bekleyen sızılara B/aşka yutkunuyor Sevinin görkemli kırıntıları…
Çaresizliği, yitik benliğimde sorguladım bu gece…
Bende bırakırken Bakışlarının kırılganlığını Tenime her dokunuşunda Ürkek bir sevdanın filizleri…
Mavisini denizine yitirmiş umutlarımdan Bir gülümseme düşüyordu güne Gözlerime süngülüyordum gözlerini…
Yalnızlik içinde yalnızım Daha henüz, Gözlerim gözlerine değmemişken Nefesini yanağımda hissetmemişken…
Sonbahar günlerinde Hüzünler ağlıyordu Turuncu yapraklarda Saçlarım,…
Sokakların gölgesi düştü Duvarların boş bakışına Dolanıyorken gelip geçenler Tenimdeki yaralarda…
Bir labirent karmaşıklığı gibi Özlemin bile ne olduğunu bilmeden Düğümler oluşur boğazında Tutunursun yürek dalına…
Kızılcık renginde Yanaklarına konan buseydi sözlerim Avuçlarımda bir tutam sevgi Varlığın bir soru işaretiydi…
Ve yine... Uçuşuyordu Munzur'da Kınalı keklikler. Sular coşuyor…
Nasırlandı yalnızlık Kaldırım taşlarının başucunda Ellerim iki el kadar boş Yüzü ak bir sevdadır bu!…
Gözlerinde hüzün ile Dünyaya gözünü açarken Çığlık çığlık ağlıyordun Bütün nefretlere……
15 / 28 gösteriliyor