Memleketten Ayrılık Ve Babam
A Abdulaziz Baltaş
0
Altın Yaprak
İlk defa kendi evimden, kendi yordumdan, kendi dünyam bildiğim o mahalleden ayrılacak yeni insanlar görecek memleketimden başka şehirlerinde olduğunu keşfedecektim...
Gitmeden önceki gün bütün eşyalarımı hazırlamıştım.
Belki bir daha göremeyecektim dostlarımı... Oyun arkadaşlarımı... Kan kardeşimi...daha seni seviyorum diyemediğim yan komşumuzun kızını...
O gün hepsinden hatır istedim...
yalculuk günü erkenden kalktım. O mahallenin, insanı bir hoş eden kokusunu son defa içime çektim.
Hele senenin bu vaktinde yağan yağmurları ve bu yağmurun toprağa kaışırken etrafa yaydığı insanı sarhoş eden o kokusu (Şehire gittiğimde bir daha böyle bir kokuyu içime çekmemiştim)...
Gittim anneme baktım. O çoktan uyanmış, içli köftenin hamurunu yoğuruyordu( ki annemden daha güzel içli köfte yapanı görmedim). bana yetiştirecekmiş ne kadar kendini yorma ben yolda bir şeyler atıştırım desem de dinletemedim.
Sonra annem en güzel kahvaltısını hazırladı... oğlu gidecekti ve belki de onu bir daha göremeyecekti hayat işte... ne olacağı belli olmuyordu ki...
kahvaltıyı yaptık... ama annem bir lokma bile yiyememişti... Babamsa yemek yemeden çarşıya çıkmıştı...
Kahvaltıyı bitirdikten sonra abim eşyalarımı kapının önüne çıkardı... annemse içli köfteleri yetiştirmeye çalışıyordu... lakin olmadı, yetiştiremedi... "biraz daha beklersen olmaz mı?" dedi "şimdi pişer"...
Gitme saatiin geldiğini ona söyleyince de "ama sen bunu yemedin ya bu benim boğazımdan nasıl geçecek bende yiyemem ki bunu"dedi güzel annem..
Kapının önüne çıktığımda bütün komşular oradaydı... Hepsi beni bekliyordu... Teker teker ellerini öptüm...
Fakat amcam... hiç onu ağlarken görmemiştim...Sanki yüreğimden bir parça kopup gitmişti...
Annemse bir köşeye çekilmiş ağlıyordu... sonra abim karşıma geçti bana bir sarıldı... Bir daha da abim olduğu için allaha teşekkür ettim. Bana dedi "arada bir sana kızıyorum ama bil ki sen benim sen sevdiğim kardeşimsin senin kılına bir zara gelirse benim yüreğim yanar"... bir daha sarıldım... bar daha...
Sonra dolmuşa bindim...bastı gaza toz çıkara çıkara uzaklaştık oradan...Arkamdan su döken yengemin gözyaşları nı arkada bırakarak...
Yolda arkadaşım dolmuşu durdurdu. Onu görmemiştim... Ondanda hatır istedim ve bana bütün arkadaşlarla çektirdiğimiz bir fotoğraf verdi. sonra da kulağıma fısıldadı "Hani sizin komşunuzun kızı var ya bana dedi ki aziz ne zaman dönecek bende bilmiyorum dedim oda aziz'e söyle onu bekliyeceğim" ve gitti...
İçimdeki duygular karmakarışık bir hal almıştı... sevineyim mi üzüleyim mi bilemiyordum... Demek o da beni seviyormuş... Ben bunu düşünürken birden babam aklıma geldi ondan hatır istememiştim. sabah erkenden çıkmıştı... Bir şey mi Olmuştu...geri gidip onu görmek istedim fakat artık geçti... Terminale yetişmek üzereydik. İçim birden burkuldu... Babamı görmeden nasıl gidebilirdim... Neyse terminale yaklaştık... Biz yaklaştıkça yağmurda hızlanıyordu. sonunda terminale yetiştiğimizde Bardaktan boşanırcasına bir yağmur yağıyordu...
Dolmuştan indiğimde yaşlı bir adam gördüm... Bembeyaz saçlı... Yağmurdan sırılsıklam olmuş... O babam dı... Beni bekliyordu... Koşa koşa gittim onun yanına... Ve ona öyle bir sarıldım ki... Ne güzel kokuyordu... Elleri yumuşacık sırtımı sıvazlıyordu... Gözleriyse öyle hüzünlü bakıyordu ki... Ve sonra dedi ki; "oğlum seninle gurur duyuyorum... allaha emanet ol... Geldiğinde seni öğretmen olarak göreceğimi biliyorum... Hade yolun açık olsun... Yağmur fazla yağıyor çok ıslanma..." Sonra ellerini öpüp oradan ayrıldım...
otobüse bindiğimde içimde artık sadece sevinç vardı birde özlem... komşu kızı için...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş