Bazen bir türkü bizi alıp uzaklara götürür... Ya da herhangi bir ezgi... Hüzünleniyoruz ansızın,…
Yolda karşılaşmak senle azsızın Öpüşmek alenen Kucaklamak seni nedenli nedensiz... Koşmak kalabalık içerisinde…
Gözlerinin içine bakıp dalmaktır bazen, Yada hiçbir şeye değişmemektir gülüşünü?…
Kaç sevdiğimizi sırf arkadaşım seviyor diye yüreğimize göm… Kaç kişiyi "kabul etmez beni" diye sadece sevmekle yetin… Kaç heyecanı başkaları ne der diye içimize göm… Kaç defa ayıpt…
Yaklaşık on sene önceydi... Arkadaşıma babası bir bisiklet almıştı... Tabi benim o zamanlar bisikletim yoktu... Çok sonralar oldu ama...…
Zamansız büyüdük... ve elverişli değildik yaşamaya...…
Dağlardır en iyi anlayan aşkları Bu yüzden mesken olur her zaman Dağlar eşkıyalara Ve eşkıya yürekli aşklara…
İlk defa kendi evimden, kendi yordumdan, kendi dünyam bildiğim o mahalleden ayrılacak yeni insanlar görecek memleketimden başka şehirlerinde olduğunu keşfedecektim... Gitmeden önce…
Üzülerek söylüyorum sevgilim, ama olmadı… Yapamadık.…
Kaybediyor insan Uzaklaşıyor… Kendinden ve aynı zamanda herkesten… Kendi benliğinde hapsoluyor……
Ha düşeceğim... Ha düşeceğim... Arkamdan beni yakalamaya çalışanlar var... Ve onları tutanlar... Ya da tutunamayanlar...…