(Aynı geceden kovulmuş , köşe başı karartılarıyız Sessizliğine inandık sokakların Ve yağmura ; o hazin kurumuşluğun ardından . . . Aynı yağmurda ıslanmadık ama…
Bahara saklayamam sevincimi Başımda bir eski duman Dışarıda cansız materyal…
Ben seni bırakmadım Ne sana ne kendime Kör ihaneti avucunun içinde hissederek geçtim yanından Gökyüzünden yere ne yağarsa aldattım her ağlayışında…
Bir umut Ses tüketir her düşünceye . . . Dili olsa bu sağır düşlerin…
Bir duygu diğerini örtüyor Soğuk bir bahanenin asrında Bazen , dağınık masa etrafına diziliyor üç beş cümle Kimi sesli çoğu sessiz . . .…
Sessizliği ispatlamaya yetecek kadar genişlikte Kiralık bir masadan Ödünç kağıda akıyor , al kan kelimeler Ve süreli aydınlığın istilasından…
Bir geliyorum Hiç gitmiyorum Bu vefa Bu kan damlası gece…