Ateş Kuşu

A Adnan Durmaz
0 Altın Yaprak
Saat gece iki Ateşe verilmiş haziran Dili koparılmış cumartesi Saatleri ökçelerle ezilmiş kent Benim lanetim Günahkar çocuğu Arşpel'in Utancını saklamış gecelere Kanayan akışımın tanığı gecelere Şarkım Orman yangınlarından arta kalan Ateş çığlığı Bir yel eser seni düşündüğümde Bir sevda kuryesi soluğu serin Savrulur küllerim kanar giderim... Engerek ağusu değil yüreğimden gövdeme yayılan Akrep ağusu değil Acın senin-eldesizliğin dayanılmaz yokluğun Birikir de ciğerimi parçalar İçin için yanarım... Yaşamı yemyeşil gülen yapraklar Dökülmüş toprağa gazele dönmüş Susmuş derin akışlı sularda çağlayan coşku Yitirmiş sonsuzunu maviler Yokluğuna ölüm demem Acının dişleri geçmez ölüme Sana giden yolları kan bürümüşse Uçurumlar kesmişse bütün gelişlerini Neye yarar aşktır demek yaşamanın anlamı Saat gece iki buçuk Şimdi umutsuzluğun dünyanın tüm çölleri Yüreğim yokluğunun kum saati zamanda Ve her kum tanesi eldesizliğin Boşluğunda çırpınan sözcükler neye yarar Karanlıkta uyuyan acımın tanığı kent Varsın yıkılsın utancından... Kavgalar yaşadım-nice kavgalar Demiri hamur eden ateşleri dağladım Akkor oldu yüreğim ayrılığın örsünde Dudağımda yalanlanan türküler yarım kaldı Yarım kaldı yaşadığım onca kent Katliam alanlarında kurbanlık koyun gibi Vurulan arkadaşların acısına dayandım Kanla yarım kalmış sevdalardan sonra Bilek damarlarımı kesecek kadar Korkak biri değilim... Kanlı bir çeteleye dönse de yürek Çekmedim fitilini coşkusuz, kavgalarda Fırtınasız sevdalara hiç inancım olmadı Ondandır yangınlarda aradım seni ateş kuşu Seni okyanus kasırgalarında Ve bulduğum zaman kanlar içinde Yaralı bir kayıktın çırpınan dalgalarda Umut umut türküler yoldaş ettim yalnızlığına Ve yeniden doğmanın ömre bedelligini Tam yaşıyoruz derken Yarım kaldı dudağımda öpüşün Ellerin yarım kaldı avuçlarımda... Güneşin türküsünü karaya boyadılar Yüce dağın sümbülünü yoldular Zulüm dendi adına Yağan kar-buz tutan su Gün gelir de erir gider sel olur Yüreğe çarpan buz dağları Erimek bilmez Bu da zulüm değil mi... Coşkulara vatan olan bir yürek Nasıl dağı kesilir acının Küllenmeyen ateşlerin cehennmeden geldiğini Kim inkâr edebilir! . Ey sert kayanın bağrına Zamanı çizen rüzgâr Türküm Yanmış ormanlardan kalan Küllerin çığlığı Savur sevdamı kanatlarınla ona Yaralarına bassın beni Ateşimle acısını dağlasın Ve ona sevdamı anlatsın acı çığlığım Anlasın sevdiğim Hep onu sevdiğimi Ve artık ağlamasın Ve artık ağlamasın...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.