Saçlarını bir çırpıda toplayıp En öpülesi yerinden Açık bırakma sakın boynunu... O adamın yanında…
Dudakların 'hoşçakal' dedi, Sen değil. Tüm çatlaklığıyla, Kuru derilerini batırarak kulaklarıma...…
Yanlış anlama, Bir haz söz konusu bile değil. Sadece iyileşsin diye Öp istiyorum acıyan yerlerimi...…
Senin içinde bir kız çocuğu var sevgilim Ve ben bu çocuğu İlk gözlerinde gördüm mutlu olduğun zaman... İki yandan toplanan…
Uykumu yitirdikten sonra... Sabaha karşı, Güneşin doğmasını bekliyorum odama... Senin yüzüne bakamadığım anlar geliyor çünkü aklıma,…
Hakkını helal et... İznin bile olmadan Defalarca sevdim seni. Üstelik layık olmadığı halde…
Farkına vardım, Artık öpsen de geçmeyecek benim yaralarım... Çünkü önce dudağın, Sonra da sen geç kaldınız...…
Seninle yağmurda yürümek Ya da gökkuşağında yürümek... Ne fark eder? İkisi de aynı şey;…
Senin bir suçun yok, Kalbim zaten kırıktı... Zaten batıyordu her nefes alışımda göğsüme; İçim dışım hep yaraydı...…
Açlık kokan nefesimle yanınıza gelemem bayan. Dağılmış saçlarım, Morarmış gözlerim Ve bembeyaz tenimle…
Topuklu ayakkabı tıkırtıları, Merdivenden gelen bu sesler. Şu an belki de Kapımın önünde…
Yıllar ne kadar da çabuk geçip gidiyor değil mi? Oysa her şey dün gibi, Gidişin gibi...…
Uyuyamıyorum... Geceleri bütün şehir yıkılıyor sanki üzerime. Her binanın kendi ağırlığınca olan yıkılışı yüzünden, Kırık camlarına kadar batıyor enkazlar yüreğime...…
Üşüten anılarımın çaresizliğiyle, Sanki sana sarılır gibi sarıldığım bu yorganlar, Kokunu içine hapseden küçücük kalp şeklinde bir yastık, Başımı o yastığa koyduğumda da…
Yanındaki adamdan bana sıra gelmedi hiç. Üstelik sen, O adam seni çoğu zaman üzse de, kırsa da Sana haketmediğin şeyleri birer birer yapsa da…
15 / 18 gösteriliyor