Yaktığım bütün gemiler küllerini savurdu yüzüme... Hesapsız öfkelerle kırdığım günahsız umutlarım, vebalini boynuma astığım sevdasızlığım, her gece kabusum oluyor...…
Bu gece aşkın sırrına kalem basıyorum. Kapatıp gözlerimin parantezini, dikkat tabelası asıyorum sözlerimin ünlemine. Ustabaşı hüznüme, üstü başı yırtık cırak oldu ellerim...…
Kapatıp gözlerimi sensizliği yazıyorum ezberden, gökler sağnak sağnak yalnızlık yağdırırken üstüme, ben içimde bulutlar biriktiriyorum müzmin kavgalarıma... Sana kavgalar büyütüyor…
Biliyorum sevgilim. Kalbinin üstüne damlayan o narin hicran, sazende bir mutluluktur dimağında.…
Hıncına az gelmesin diye dünya, binlerce mevta ekledim adıma... Kalbimin kavgasıydı aşk...…
Gözlerin KUDÜS mü ki direnç vaad ediyor yüreğime? Hayallere gömdüm artık seni. Sevda mabedimde umursanmaz tek heykeldir adın... Binbir gece masallarında anlatılan yalanlar kadar ya…
Bana susmayı öğretebilirmisin? Kelimelerin dilini kes, sesin soluğunu böl acıya... Dudaklari mühürle kelamın en sancıyan yanıyla...…
Kalbim büyüdü artık aşkının karşısında... Kalbime dar gelen aşk, sevincime bol gelen hüzün, nasıl ulaştırır beni vuslatsız yollardan sana?…
Yagmur yağıyor... Kesif kokulu asfaltlarda yagmur pırıltıları... Ve gece...…
Korkusuzca söyleyemedigim bir isimdi gençliğim... Uzak diyarlarda akşamdan kalma mutluluklar, karanlık gecelerden şafağa çıkaracak kadar…