Beni Bana Ver Aldıklarınla
A Ali Koç
0
Altın Yaprak
Sensizliğe doğmaya çalışırken ben,
bu aşk her gece bir ölümden daha bahsediyor durmadan,
yeni ölümler keşfediyor yani bana hiç kullanılmamış cinsten ...
Derken kulaklarım çınlıyor birden acıyla ,
beni mi öldürüyorsun bu karanlıkta...
Ama inadına yaşamaya çalışıyorum çünkü sensizken ölüm bile kokamıyorum ....
Oysa bende her can gibi kapamak isterdim gözlerimi bir anda.
Fakat yokluk manzaralı odamda ölümü seyrediyorum her gece sen olmadıkça ...
N`olur gitme
Bel ki de!
Umut işte...
Ölüm var diyenler de öldüler
Unutmam diyenler unuttu
Gösterişsizdi son resmi geçitleri
Ve şimdi toprağın altında
Sıradan bir edayla yar diye sarmışlar toprak kokan uykuyu
Elleri ve ayakları halen titriyor
Ve kalpleri...?
Kayıp ilanlarıyla düşüyor adım ajans bültenlerine
Aranıyorum
Aranıyorum da aşk tarafında
Kayıbım!
Ödül konmuş bedenime
Ölü veya diri bulup getirene
Seninle adımın kesiştiği yer neresiydi...
Ya seni benden ayıran sebep ne...
Susarak öldürülebilir miydi en büyük yakarışlar...
Ve yola çıkmadan görülebilir miydi bir şehir ufuktan...
Gitmemeye bilenirken ben ,
sen ise en uzun yolu gösterdin bana ...
Yürüdüm ...
Bitmedi!
Burada bir yalnızlık
Çoğala çoğala bitiremiyorum
Bedeni yağmalıyor zaman
Aşk süsü verdiği savaşçılarıyla
Savaşıyorum
Savaşıyorum da harp bitmek bilmiyor
Gün batınca
Karanlık seninle geliyor bana
Ağlarım
Aklıma gözlerin gelir
Nisanım
Yağmaksa yağamam böyle doya doya
Kalmaktansa
Gitmenin rahmidir yerim
Kalamam
Anla!
Oysa ben bütün yaralarımı kanattım da girdim bu şehre,
Attın bedenimi hastahanelerin pansuman kokan gecelerine ,
stajyer doktorlarların elinde kobay oldum bir süre
ve morglarda titredim yalnızlık denen iklimle.
Ölmekten yoruldum ve hayatın teninde ki sivilceler misali her gün sıkılmaktan ...
Çek tırnaklarını üzerimden
Bu iltihapla yaşamaya alıştım !
Ey yokluk
Al beni
Al ve varlığına götür bu değersiz bedeni
Ben hala eski şalvarımdayım
Bol gelirim üzerine
Çıplak kalırsın yar tenimde
Yüreğimi söker de atarsam önüne küçülür bedenin
Alıp ta sevdamı çalarsam anlına
Ölürsün!
Uzak dur benden
Dilime dolandıkça
Üzülürsün...
Gel diyorum yeniden!
Yeniden doğ güneş gibi karanlığın içinden.
Apansız doğ üzerime ve bir eşkıya gibi ol ,
utanmadan koru aşkını en sert çarpışmalarda bile.
Çünkü zaman ihanete ayarlı ,
sen olma bu ihanet çemberinde yaralı....
Gelmeyeceksen haber uçur kanatlılarla ,
artık bende ölümü kuşanır giderim yaşama ...
Beni sana yazarken görmüyorsun
Titreyen ellerimi
Tükettiğim paketleri
Kızarken öfkemi bilmiyorsun
Çok uzaklardan bakarak denize
Her gece benim kadar boğulmuyorsun
Çünkü sen hayatı yüzmeyi biliyorsun
Aklıma umudu kurşunlanan sevdam
Sevdama düşen yankısız ağıtlarım gelir
Yankıları sensiz gelir
Sessiz gelir
Tükenmiş ses , beyhude yakarışlar
Ve toprağa bakan bedenin gözleri
Yerin çekimine ispat
Karanlık ben küfrederken bir aydına
Ten kokmayan beden gibi leş kokarım bir anda
Topraktandık
Ve şimdi toprağız
Hangi kefen saracak şimdi beni ?
Ben geceye sensiz yakalandıkça
Kimlik sorar bana devriyedeki Ay
Yıldızlar bir bir kayar
Ve bütün ölümler kendini bende aklar
Dilek tutmam !
Yokluğun gücü kendine yetemezken
Düşürmem boşluğa çaresiz acziyetimi
İçim kanar gülemem
Ruhum gider ölemem
Ve ben olurum faili içimdeki senli cinayetin
Sonrası yokluğun zindanı
Ve karanlığın şiiri
Karanlık yazar şiirlerimi
İşte bu yüzden
Tanımım karanlıktır benim
Kayıbım karanlık
En büyük sevdam karanlık
Karanlık!
Mumlar yaktı çocukluğumun ellerini
Sen bilmezsin
İşte bu yüzden en büyük şiirimdir karanlık
Hangi sokağa kurban ettin bu sevgiyi
Hangi gazeteyle örttün şimdi bu aşkın cesedini
Kime uydunda uyuttun beni
Bu aşkın geri dönüşümü yok
Bilmiyorsun gerçekten yok!
Fabrikasyon değil Hiçbir insani duygu
Yağmur düşer bedenime üşürüm
Üşürüm!
Yollar soğuk
Ve sakallıyım tipim bozuk
Yakışıklı görseydi bari beni son defa umut
Arından toprağın kokusu hatırlatır bana yerimi
Sonra da karla karışık küfür yağarım dilimle
Ki sensizliğimdir bahanem
Ve hayalini hamile bırakırım bir akşam daha düşlerime
Hayatımı sana ,
seni ellere bıraktırma bana...
Ölme yani böyle toprağa baka baka ....
Şimdi kendinin kendini vurduğu bir yalnızlıktasın ,
ben ise kendinden uzak bir bende sen olmaya çalışıyorum inadına.
Nereden öldürsem seni yaşayamıyorum ,
yani ellerim sürekli boşu boşuna bulanıyor kana ...
Bu azap bırakacak bir gün beni
Bıkacak
Gözlerim aydınlığa
Dudaklarım tebessüme doyacak
Biliyorum doyacak!
Ve bu aşk benden cayacak
İçimde seni ufalayarak
Seni gördüğüm bir akşam daha
Belki yeniden soğuk olacak Marmara
Sana dilimden ince bir sitem
Ve unutamayacağın sözler bırakarak sonlanacak bu aşk
O gün kederden ağlayacaksın
Ağlayacağım
Ağlayacağız
Yüreğim
Beni unutma
Ve sakın sesimi de
Dönerim belki de bir gün özüme
Her gece uyurken pencereni açmayı unutma İlk bahara
Ve koynuna kucak dolusu umut almayı
Rüzgarla ...
Şimdi yeni bir yaprakla yazılıyor benliğim beyaza
Sen gülerken orada
Göz yaşının tuzunda gizlidir yerim
Dudaklarındaki tadı unutma!
Bilmem ki kaç aşk büyüttün gönlünün otağında...
Eskidin mi...
Yorgun musun sevgili...
Kullandıkça yıprandımı kalbin...
Şimdi sus!
Sus ve kendini akla bu yalandan !
Yoksa nasıl bakabilirsin yüzlere doğrudan...
Yoksa nasıl doğar ve doğurursun hayata...
Utanmadan!
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş