Kalemim Kara/çalıyor Aşkı

A Ali Koç
0 Altın Yaprak
Dilek mevsimi yaptım sonbaharı Ayak bastığın toprağın rahmine saldım köklerimi Ve sararmış çaputlar bağladım rüzgara umutla Bildiğim bütün duaları da ayaklarının altına N'olur! Kuraklığımın çatırdayan sesini semada yankılatma Fakat biliyorum Artık bu umuda afak olmuş adın Bir türlü anlam veremediğim ressamların tuvalinde Sürrealist bir resim gibisin Kayıplara karışmışsın Tanınmıyor ve tanımlanamıyorsun yürekli dudaklarca Gökteki ay kadar kör gözlerde Yıldızlar kadar yalancı yorumlanıyorsun Ve sen ; Sevişirken yapılan itiraflar kadar bile yürekli olamıyorsun Şimdi aşkı kes dudaklarından Yakışmıyorsun Hayata keşfedilmemiş küfürler savurduğum bir gündü Ayrılığını taşıdığım bir sevdanın ihanetiyle yüklüydüm Elimde ihanetin tutuşturduğu bir sayfaya Öfkenin kalemiyle kusuyordum acıyı sayfalarca Bedeni kalabalıklarla işgal ediliyordu sokaklarım Kuş ölüleri artıyordu gözlerimde durmadan Neidüğü belirsiz insanlarla yüz göz oluyordum yani Seni sevmeye başladığım zaman Bedenim gitme hazırlığındaydı bu dünyadan Bir yanım ölmüş Diğeri ise can çekişiyordu zamanla Artık anatomide umut diye bir şey yoktu Gökyüzüne kalkacak ilk kafileyle gitme hazırlığındaydım Gidecektim ama ... ? Galiba cesaretim yoktu Ne yapsam aynıydı Yani hem sanıktım tende Hemde davacıydım bedende Kendimi yargılıyordum kendi kendime Kendi içimde oluşturduğum mahkemede Geceler uzadıkça Şahbaz kahkahalarıyla boğuşuyordum hasretin Güneş karardı artık diye bağırıyordum durmadan Gök yüzü kirlendi! Güneş bile saniyeleri sayacak kadar düşmüştü Yön ayırt etmeden firara hazırlanıyordu geceden Şafak karanlık! Ve şiir dediğin gerçekle boğuşup duruyordum Oysa yalandı herşey Yalan ! Şiir dediğin bile yazılmıyordu aç ve karanlıkken hayat Fakat sesimi ulaştırabildiğim en uzak mesafe gölgemdi Bütün ölü hücrelerimi kana basıyordum dirilir umuduyla Ve şiir yazıyordum durmadan Yazıyordum Siliyordum Doğup Ölüyordum Kahretsin! Bir hayattı işte Tutturmuş gidiyordum Anlayacağın yüreğimi açık bırakmıştım bir zaman Onun için düşmüştü yüreğime bu ayaz Ve üşüyordum durmadan Balkonu çiçeklerle dolu evlerin kadınlarıylla üzüldüm Soldum anlayacağın bakır bir saksıda Bu yüzden erken yaşlandı saçlarım Bu yüzden ölüme sürgündü yaşanan bu hayat Derken ; Sebepsiz bir akşam Bir mum alevinde doğdun karanlığa Tarifsiz duruşunu tamamlama telaşıyla Dolandı durdu hep dilim dimağımda Varlığına yolculuk gibiydi sanki süre gelen bu yokluk Ve her ayrılıkta sana bir adım daha koşup durmuşum Merhaba Uğruna ölümü vurduğum kadın Umutlarımın anası Merhaba!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.