Kınarken, Kanıyor Çiçeklerim...
A
0
Altın Yaprak
Anadoluyum,
Tezek ateşinde pişen çorbayı
Bir sinide kaşıklayan köylünün yuvası.
Karlı tepelerin yamaçlarında
Soğuk suyunda halısını döven
Köylü kadını
Nasırlı ellerinde
Çapasını sallayan
Dedeyim
Yaşını bilmez dul ninenin
Topukları kadar çatlamış, toprağım
Göz pınarlarım kuru.
Uğruma savaş verirken
Mezarsız düşen askerin
Kanayan yarasıdır
Durmadan Mayısta açan gelinciğim
Anadoluyum,
Boş okulun zilinde
Hayallerini sallandıran
Yeni yetme öğretmen
Başı yastığa düşünce
Genç kızın sırdaşıyım
Beyaz hayallerinin, büyük şehirde.
Bir sandıkta sararmıştır emanet çeyizi ninemin
Beş şişte kaz ayağı olurum, soğukta ayağınıza çetik.
Salkım söğüt gölgesinde, yorgun çoban kavalında
Başlık parasıyım nefes nefese
Sarıkızın memesinde sağılır, en temiz sabahlarım.
Sağa sola bakıp da
İlk cigarasını sararken
Savurduğu ıslığım
Terli bıyıklarının arasında…delikanlıyım
Başaklar arasında, kör kurşun yemiş
Yetim kalan çocukların
Çelik çomağıyım
İlla erkek doğuracan diyen babanın
Ruhsuz bir bedenin avucunda sıkılı çarşafta
Hayata gözlerini açan
Öksüz dördüncü kızıyım belki de
Anadoluyum,
İnce belde çözülen kurdeleden
Üstüme yayılır al yazmalı bayrağım
Cana can, dişe diş, kaleme kalem gerekirse
buradayım.
Anadoluyum,
Zılgıt çeker kına gecelerinde, mor kaftanlı kızlarım
Horon tepilirken, sallanır Karadeniz'imin kıyıları
Efelerim susar, boğazı düğüm düğüm.
Büyük şehirde, salyalı köpekler kovalar
Yaşamak için kaldırımda duranları
Bilmediğim ülkelerden göz yaşı dolu mektuplar gelir
Buram buram tüter ocaklarım
Mecnunun -Leyla-sında -Akgül-lerim
Yedi bölgemde de yaşasam
Türk'üm ben…
Dinin, dilin,ırkın, mezhebin neyse
Farkı yok, açıktır kapılarım
Ben Türkiye'yim.
İşlenmişim yazmaların kenarlarına
Yazılmamış onca şiirde
Kanar portakal çiçeklerim…
Her bir oyanın öyküsünde
Türküsünü söyler kınalı parmaklarım.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş