Ayna Aşk Ve Ölüm
A Arzu Eşbah
0
Altın Yaprak
"…sahi hiç ölçtünüz mü, kaç adım gelir acaba bir kadının ölümü
ya da acıtır mı ağacın kökünü o tek yaprağının renksizliğe sürgünü
filketelenmiş gelin bohçası şimdi sesimden âyan beyân dökülen zaman
bütün kadınlarım bir van gogh misali hüzünlü ve tütsülü ve de yaban…"
l. sağanak
hızla yaklaşırken kırkıma, aşkı reddediyorum ey ruhum
bir de ölümü bu fasılda
ll. sağanak
hiç kolay olmadı yolculuklarım, durup durup avuçladım küskün kınaları
bakışlarımdaki yangını tanıdım arkasını adımlayamadığım o camlarda
adı ayıplı yazgıları, şeceresi tutulmuş ayrılığı dahası karanlığı
bir bir kurşunladım içimde konaklayan tüm kadınları
/analığımdan gayrı/
kiminin yüzü kum fırtınasıydı kimininki med cezir telaşı
saplanarak yasak elmaya, kırık bir masalın içimdeki boşluğunda
savurdum avucumdan buzu, korkuyu ve saltanatı
/ey sevgili kim yaraladı sözleriyle şarkıyı, kapıyı kim kapattı/
gün oldu sığamadım yalnızlığa ve dualara ve ağusuna avluların
gün oldu yağmalandım terkedilmiş şadırvanlarında uzak kasabaların
şehir enkazı duyguların karanlık sularında sunuldum hayata
yine de gölgemi çok sevdim mesela, uzun ya da kısa
bir de sessizliğimi mum akşamlarında
ırmakların coşkusunu hadım eden sıfatlarda
ve putların adanmış şarabında
darmadağındım gün oldu şiir sofrasında
yıkıldım ve toparlandım / kirlendim ve aklandım, (c) aymadım
kutsandım mısraların döl yatağında
ya da sıra dışı sayıldım da umursamadım size ait kitaplarda
sonunda zamanı, dağınık yataklara, kızıl dalgalı kıyılara kurdum
harç oldu kırıklarım surlara, adımlarım durgun sularda uçurum
/şimdi varsın sesimi kuyruğuna bağlasınlar uçurtmaların
susmayın, ön sözünde yadırgansın adım yıkılmayan tabuların
umurumda mı sanki ellerim sınansın/
eş koşuyorum çemberin en dik açısını şeytana ve sığ sulara
sesi inkâr ediyorum, dönüyorum sırtımı yabancı sayıklamalara
itiraf ediyorum, tanrıları ben giydiriyorum bir solukta ida'nın yamacında
ben yaratıyorum her satırda hayatı yeniden parmaklarımla gargaros'ta
lll. sağanak
idam sehpalarına çivilenmiş feryâtlarda tanıdım yine de aşkı
bir de düğümün gazabını, sevişmeyi ve adanmayı
parmak izi bırakmak istedim, söylenmemiş sözlerle tütüne sevdalı ateşe
usum, anlaşılma kaygılarından soyutlandı kendine gebe gecelerde
yırtıldı yüz yılların kabul gören utangaç bağıtları
darbe söylencelerine sahne cemrelerde tanıdım ben aşkı
kurulmamış cümlelerin damıtılmış harflerinde, edilgen fiillerde
her harfe bir bahane, her bahaneye bir hikâye uydurduğumuz döngülerde
lV. sağanak
ve ölümü tanıdım aşkın taa içinde, en dibindeki ışıksız tünelde
V. sağanak
aşkı reddediyorum ey ruhum hızla yaklaşırken kırkıma, ölümü bir de
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş