Uyku firarındayım yine Aklımda SEN... Kendimi hesaba çekiyorum Neden sen, bilmiyorum...…
Ş A İ R…
....Bir bahar düşüm vardı o da erik dallarında çiçekler açmadan gün batımına konakladı. ....Bir gün batımı düşüm vardı sevdiceğim.Seninle el ele arş-ı ala/ya yürümekti tek dileğim.…
Bu nar-ı leyl deniz çılgın bakışlarını Çevirdi yine kibele'nin en kuytu sahiline dalgaları bir azman/ bin yosma boyu Hiddeti azam içerisine delirdiler iyice…
Değirmencinin hikayesi gelir aklıma Hazinesi biraz toprak, ot ve orak Üstüne üstlük/susuz geçer ekinler Evde aç, evde yoksul bebeler…
Bu gece dışarıda her yer sis duman Dışarıda kül rengi bir asuman Bütünü ile Kainat ağlıyor durmaksızın Nasıl hüzzam bir şarkı ile yağıyor yağmur…
Gittin sevgili bahar ve güz gibi Herkeslerden sakındığım yağız Nasıl da kem nefeslerden ürkerdim Seni canımın canına nasıl da gizlerdim…
Hep derdin sevgili ayrılık zaman kolluyor derdin inanmazdım En güzel an şimdi yaşadığımızdır sımsıkı sarıl bana tenimde sen Sabaha kim bilir ya var ya yok/uz o halde dokun bana can…
Öyle kolay olmayacak biliyorum Sancılarının esintisi bir müddet Dinmeyecek yürek denizinde Med-cezirler yaşayacaksın…
Devrilmiş o nice şah'ların Saraylarına son bakışı gibi Tahtını yakıp da kaçışı gibi Baş'larda taç olması elzem iken…
Gece yine zifiri karanlığa mihman Gece sıyrılmış gün / ay dan Yine kopmuş kendi canından Her yer öylesine sis / öylesine duman…
Kalbim seni özlüyor Hemen çık gel diyorsun İyi diyorsun da anam Sen ne haldeyim bilmiyorsun…
Denizin mavisine çakılmış gözlerin Bırakma al dercesine yalvaran gözlerin Söyleyemiyorsun işte, söyleyemiyorsun... Onurun, gururun engelliyor..…
Ölüm dediğin hangisidir bre yar Nefes piminin çekildiği o an/mıdır Yoksa toprağın çağırdığı zaman mı İki gözüm önüme aksın ki ölüm bu değil…
Kıraç toprağıma orman Bin bir derdime dermandı Beni bir tek o anlardı Hayatımda öyle birisi vardı…
15 / 21 gösteriliyor