Hüzünlü Gece

A Aydın Öztürk
0 Altın Yaprak
Bakmayın çekilen perdelerin, Aydınlık oluşunu bu şehirde. Renk renk desenlerine kanmayın Saklısında kimbilir kaç yüreği Bu ayrılıklar, boğar. Kimbilir, ardına kadar susmuş ömürleri, Paslanmış ne çok kapı bekler Hasretin gibi çarpıyor kapıları. Soluk soluğa atıyorum kendimi sokağa. Taşlarında izmaritlerimi ezdiğim kaldırımlar, Sicim bir yağmur altında. Bir yanıtım yoktur, Seni soran açelyalara. Bir meyhane bulur beni. Beyaz keteni kirlenmiş masalar. Yorulmuşi bir rakı alır beni. Kalbime seni sorar. O an duracak zannederşm bu gevezeyi, Sol kolumda bu aşkın uyuşmuş ağrısı Otuzbeşlik ne ki, Meyhaneci yetmişlik getir Tek başına gitmiyor zıkkım, Kavunun tadı zehir Sen yoksun boynu bükük saatlerin Bu akşam 'Dürüyemin güğümleri kalaylı', Gitmiyor be abla, değiştir şu bantı. 'Bu ne sevgi ah, bu ne ızdırap' Zavallı kalbim ne kadar harap Çalmıyor artık Öyle ya çoktan göçmüş Abdullah Yüce

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.