Hırça Mapası
A
0
Altın Yaprak
sis vardı…
masaldan bir sayfa çalmıştı gökyüzü.
martılar bulutları
lokma lokma koparıp denize bırakıyorlardı
beyaz pamuk şekerleri gibi…
rüzgâra ve suyun rengine bakmadan çıkıverdim yola
yüreğim öyle dediğinden,
aklımla görmek istemediğimden
Sadece sevdiğimden…
yıldızları gözüme doldurdum
yıldız bulamadığımda ""kuasar""ları…
körkapakları açıp odama su aldım
su doldum…su OLdum….
binlerce yavru bıraktım engine,
ana oldum, tuz oldum…
yelken oldum, filikamı engine azâd ettim gitti....
kendim oldum.
bedenimdeki usturmaçaları kopardım
kayadan kayaya vuruldum…
nasıl yaptım bilmem,
hem dik hem yan durdum….
güvene tutundum, dalgaya verdim ruhumu
sonsuz oldum…
""alesta"" diye bağırdım
alesta! !
en dev fırtınanın soluğunda
hazırdım…cesur oldum
kaburgalarım açıldı sızıdan,
kan verdim denize, karşılığında su aldım
sakladım.
saksıda çiçek sakınır gibi
tuz oldum,tuz buz oldum…
ama derinden çook bahtiyar..!
bu özgürlüğün bedeli,
bu ""kendin"" olmanın bedeli
""Eder""im eridi,
ender miydim, enginde bir ''hiç'' mi?
alaboralara Aşina daldım…
geçmişim silindi tekne köpüklerinde
pervanelerde döner kaldım…
iki arada bir derede de devrile devrile gider..! !
manikaları kapattı aşk
sudaki havayla yaşar oldum…
balık oldum, yosun koktum taş renginde
en masum tekne oldum koylarda
en mütevekkil, en rüzgârda eğilen…
en tehlikeli insan oldum denizlerde
içimde ay ışığında ağlayan manası bilinmez bir erdem….
cıvadra gönderim kırıldı
yılmadım…umursamadım…
yana yattım yıkılmadım…
demirleme vaktinde geldi,
bu son…
hırça mapaya dayandı zincirler işte
bu son,
ne hazin bir son! ...
ne çıkar yolu kalmış okyanusların
ne kendi olmanın saf tadı,
suya gömülmüş teknemin adı soyadı…
mavi umurumdan martı oldu gitti…
tuzlu suyu, artık sevmiyorum…
ben içimdeki limana sığınmaya gidiyorum
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş