Eksikliği Fazla Bir Harf

A Ayten Mutlu Ayten Mutlu
0 Altın Yaprak
-I- o sen miydin, karanlığa örtülen kapının eşiğinde, ufalanan renklerin, saf kokuların kayıp geleceklerin saklanmış güneşinde dalgaları susmuş bir kıyının iç çekişinde şarkısını arayan o erkenci güz? senin miydi, solan mavilerin som çeliğinde akışkan kumlarında gizli titreşimlerin uzun koridorlu bir neşter saatinde sessizlikteki sesi bekleyen o yüz? (soğuk bir anın en soğuk demirinden parçalanmış heykelleri onaracak ustanın ellerinden yere düşmüş bir keski gibi kederi eğen o yüz?) balçığın hilesinde, duvarların sahte yapraklarında gerçeğin söylediği bir yalan gibi mağrur ve sakın, şiddetli bir yokluk gibi sırla ayna arasına sıkışmış o an (senin miydi, katı boşluğunda donmuş bir çığlığın erken biten zamandan emanet bir çocukluk acısı gibi kalan?) -II- senin miydi, sımsıkı kilitli kapının eşiğinde çağrısız bir lütuf gibi üryan bekleyen geçiş an'ı, (o yalnız an, hani döner ya ayna birdenbire içine ve bakar sonsuzca bir an, o sarı iskelede ilk kez görürmüş gibi kendi yaşamadığı kendi hikâyesine) sen miydin, sırça bir çocukluğun alnında işleyen o testere, yoksa ben mi, kireçtaşı damarlarında yerin söndürülmüş ateşin uçuşan tüyleriyle beni bölen bilmediğim harflere? yanlış bir uykuya sızan dili gerçeğin (ah, işte hayat, o sebepsiz çiçek yatağı) yarımış gözyaşlarının, bereketli hasadın ellerime uzanan bir elin sesi dökülmüş dili karanlığa örtülen kapının eşiğinde gölgeye inanmayan kandilin söylediği (parçalanmış heykelleri onaracak ustanın kitaplarda kurutulan harflerin ansızın ölüm olan babamın dili) -III- babam ki, bir kıyıdan ötekine hiçbir zaman varamayan eski ve güzel bir köprünün çağın mitralyözüyle yıkılan ayakları gibiydi (şimendifer saatleri kurdu hep atalardan çalarak eskimiş zamanları haram yemez, ipek gömlek giyerdi ve oynak bir su gibiydi çiftetelli sazların sıçrayan tellerinde) acılı bir ömrün sevinçleriyle onarmayı bildi de birbirinden uzaklaşan çağları onarmayı bilemedi kendini belki de eksikliği fazla bir harfti babam işaretleri çoktan unutulan bir dilin hayatın belleğinden yavaş yavaş silinen alfabesinde emanet bir at üstünde yaşadı hayatını emanet bir ata binip gitti görünmeyene (kurumuş bahçelerden toplardı sabahın çiylerini akşamın zilleriyle yağmurun çamlarını süslerdi kendisinin olmayan kadınları sevdi hep imana geldl dedi annem son nefesinde) -IV- şimdi burda. karanlığa açılan kapının eşiğinde o eksik harfi soruyorum alfabelere onarmak için içimdeki yıkılmış köprüleri yazmak için masalını köklerin. aşıboyalarında ve yıldız çitlerinde kanayan günübirlik bir ömre yarıda kesilen bir çiftetelli hüznüyle yırtarak içimdeki şarkıyı soruyorum babama; her şey ölümde birikir demiştin bana ve hayat yaşansın diye vardır sadece dinle ağustos böceklerini ve sıcak bir el gibi alnında gezen hayatın seslerini, ve unutma, dokunduğu yüzlerde yumuşak bir kili yoğurur insan ellerindeki toprak ancak böyle dönüşebilir güle (işte mevsim toprak ve gül, alnımda ipek bir el gibi hayat, ne varsa yok, ne yoksa var içimdeki görünmeyen gecede susmak nedir bilmeden ötüyor hâlâ upuzun bir denizin görünmez sahilinde seninle dinlediğim ağustosböcekleri) -V- söyle şimdi, biriken ne, kökleri büyüten o karanlıkta? nerede hammaddeyi güle çeviren simya nereye, nereye koysam başımı kayıyor bir yıldız daha yakarak ağzının denizinde kanayan ölümsüzlük vaadini gidiyorsun, duvara çizilmiş bir pencereden kapısını örtmeyi unutmuş bir gezgine yolun adını göçebe yazar diyor yasalar geri dönmeyişlerin alfabesine (ve babası ölen çocuklar hiç büyümez gözlerinde taşır sesinden düşen göğü sorular biriktirir yağmur yerine yağmayı ertelemiş sevgilerin renginde) gidiyorsun, içime çizilmiş bir labirenti geçerek sönmüş bir kandilin gölgesinde kapanırken bir yerde bir pencere açılıyor yokluğun kara kapısı (gözlerinden kopan o mavi ışık hayatı seriyor hâlâ ölüme) (Edebiyat ve Eleştiri Dergisi Mart-Nisan 2002 sayısı)

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.