İlla İsim

B Bilal Can
0 Altın Yaprak
Unuttuğum her bir şey için… Bir yazım yanlışında şiirler Hecelerde kaydolur vurulur beynine tokmak Anlarsın kuşların kanatlarında taşıdığı Merhametin bir çocukluk ertesinde kahrı Yara bere eşliğinde nasıl da büyüttüklerini Sen beni katil say, üç suzinak taksiminde Bir hüzzamkar tasvirimle kıymışım pervasız. Ölümleri doğuran saçlarımda sakallarımı kırmışım. Kar büyüsünü kaybeder ya işte açılır yol, önünde çatlar Çukurların en müstesnası bir şair kalbinde Garip bir nemrut olur. Üçler meclisinde bağdaş kurmuş derviş Halinde giyotinler dökülen zemheriyi Ateşliyor, üflüyor, kanatıyor darmadağın Virdini yitirmiş ezberlerinde, illa bir isim İlla bir acı, kurdum seni göklere İnerken kuşlar suya, bir yusufçuk renginde. Sanki sabahı kaybetmiş ellerim, uzanırken saçlarına Gece sayımında ellerime düşer kor, perçinle ateşi Zihnimde boşanan kumrular yatar, deli veren gök Ağır, kurşuni, ateşler mazbaatasında vurgun yemiş Kelimelerin cümle düzenini. Kainat ağırır, gece uykumu uyandırma renk Sana delişmen maviden üç kızıl kıyamet Bir tan vaktinde adadım, illa isim, illa gök Denizken sebebim, anladım toprağım. Beni bu cümlede kapat Kaplı kapılar ardına kilit sürdüğün ellerin Baldıran damlatsın göğsüme, ciğerlerim iflas Gözlerim kör, zihnim karışık… Dursun misalin açılınca cümlede. Sana tasvir gerek, imlası bozuk ölümlerde Direk dalmak gerek enginleşen boşluğuna Kulaç ver bana, adım, sığınak tanı düşlerini İlla isim, illa isim ver bana Nehirleri boyayan mevsimlerde Kızıl toprak tanı düşlerimde yatarken Uzandığım boşluğu. Yağmur yağarken kan rengine bürünen. Gözlerin, gözlerin yine bir daha gözlerin Dikilmişken ömrüme, zincirlediğim anılar bozar Bütün oyunlarımı, hadi kayboldum say, hadi sustum Cümlenin en vurgununu gizleşen sebebinde tanıdım Bildin işte kızıl kıyametken içim İlla isim, illa isim dendi gönlüme Ben isimleşen dünyada tek bir isim Tek bir isimle atıldım kuyuya. Artık çarmıhtahi gülün hatrına Kanlar akıtmak, kaylulesi kaçmış zamanlarda ölmektir Beni boşluğun savrulduğu uğultuda ara Say ki her çığlık içimin alevinden bir muamma Kesilmiş de kurcalıyor apansız saati. Sana kaçarım her güzergah sonunda Kilometre taşlarında hüznü de bilirim hem Bıraktığım türkülerin, unuttuğum gölgelerinde Hayalin en derinine saldırtıp yüzümü Örterim gelmediğinin yüz anına. Sana, yüz sürmek, yüzlerce zamanda Yüzüne inen şekillerin en burukluğunda Bir çiçek, nergiz mesela, menekşe kadar derin Güller düşürmek atılırken yolsuzluğun kıvrımında Kilometrelerini hesaplamaktır. Anın deliliğinde bitimsiz kaldı savaşlarım Hangisini dinleyip uzlaştırmalıyım gönlümde Kaçmak yıkılmak, vuruşmak kaybolmak Susmak yitirmek… Say ki yazılmış onca sözün hatrına Üçüncü yılın misalini döküyorum. Tüm unuttuğum zamanlar adına.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.