Sır Düğümü
B Bilal Can
0
Altın Yaprak
Gözlerin yağmurdan kaçar gibi serin
Atlar bakışlarıma sektirir akşamı
.
Gazel okumaya var mısın bu dem
Sana ait seneleri derip ömürden
Bir takvim yaprağında yakıp
Çıkartalım bilincinin asırlık çınarını.
Sen ki bir nehir gibi kalmalısın bu an
Nehir ki bir tarafı denize eren kurtuluş
.
Çocuklar oyunları kurmalı ellerinde
Parmakların çıtlarken biri aşk, biri savaş
Barışa yol vermeli dudakların kenetlenirken
Oysaki budur hemhal, ifadendeki güzelleme
Otur, gazel okumak kadar derin bir an geçer
Yasıma bağlarım bütün limanları
Bütün gece, bütün gece içimin sesinden
Yol alır aşkın denizine.
Çocukluğuna tutkun, yine şarkı çalmışım
Akşam sahnesinde herkes dönerken yurduna
.
Ben kalmışım ortasında gecenin tutuklu
Ezberim vardır üstelik ilkokul sırasında
Mavi önlüklü, yakası devrik bir cümle olan
Ve kuran bütün kitaplığın, ortasında doğulu
Kalmak kadar naif ve sıcak gülüşünde
Besmeleyle başlayan her lokmaya
Tükenmez noktalarım, noktalarım oysaki acıyı
Her gün yeni bir acıya başlangıç olur
.
Hasret örer saçlar, hasret, bilirsin giderken sesler
Yankılanıp tenhama dokunur, tenham kavruk
İfadelerde güzellemelerin, gazel söylemek gibi
Sevincimi paylaşırım, ekmeğime katık ettiğim
Hüzün gibisin bir tarafı acı, şekeri az ve buruk.
Karın tokluğuna işte, şiirler dizmek mısraları ayrık
Ve notasız şarkılarda bir keman gıcırtısı kadar iğrenç
.
Kalırım ortasında, heyhat, dokun bağrıma
Hançerimi bileyledim, bilseydim vurulacağımı
Aşkın koynuna üç deli güvercin feda etmek kadar
Habersiz dalar mıydı gözlerim çekilirken limanlarım.
Sana bu yüzden açlığımın sebebini, susuzluk
Çatlatırken dudaklarımı dinletmek istedim
.
Hem su, hem ekmek, bu kadarım sürgünümde
Saltanatım, kefenlenirken tabutta, üç mahpus
Bırakırım elimde oltu taşından kakma
Bir sır düğümünü.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş