Hezeyan

D Destıny
0 Altın Yaprak
kafamın tahtaları gıcırdıyor yürüyen sen misin ey benim fikrimin ince gülü biz seninle bir elmanın iki çürük yarısıydık el ayak çekilmiş sokaklarımızda karanlığın dişleri dökülürken geçmişin kalçalarını toprağa gömdük gecenin etle kemiğini ayıklayıp bir lades kemiğiyle aşkın benlik duvarına yaslanıp olmak ya da olmamakla tutuştuk düşlerimiz sivrisineklerin istilasına uğradığı an uyandırmaya müsait kızgınlıklarımızla öfkeyi tutuşturduk yüzleşme avlumuzda hayat soluk alıp verişlerimizi pamuk ipliğinde inceltirken suskunluğumuz ses vermez bir davul oldu başımızda ey benim yaralı düşüm bu şehrin göbeğine iğne düşmezken bana dört dörtlük muazzam bir yalnızlık bıraktın aşk olsun sana aşk.. su içerken öptüm karıncayı öptüğüm sen miydin.. gittin kalbinde bir pencere açmadan gittin bir aralık bırakmalıydın belki bozkırında bir ebabil uçardı belki ben de yürüyerek gelirdim olgunlaşmış bir anımı sırtıma alarak ilk defa geç kaldım hayata oysa ki hiç gecikmezdim katil sabahlarına ne bir hayal gördüm parmakları arasında ne de kayıp martının gözlerinde muazzam bir aşk sevmiştim seni allah canımı alsın ki sevmiştim gözükara bir hırsın karanlığı yırtma çığlıklarıyla sevmiştim savaş için birbirine destek veren coğrafyalar gibi değil suskunluğumsun suskunluğumu örerek bekledim nabzını ayarlayan cinnetin denizde nöbet tutan yılan bekleyişleriyle değil sözün bittiği yerde susku başlar denize düşersen yılana sarılma ölürsem buna en çok sevinen sen olacaksın ve ben sana bir şiir yazamadığım için bütün şiirlerimi evlatlıktan reddedip rüzgara doğru serilmiş çamaşırların uçarı lekelerini takip edeceğim özürlü pazar günlerimin park gezintisini cumartesi sendromlarımı dövüşerek ağzımdan söz alan dişlerimi ağzımın içine döken kerpeteni altın kemere doymayan boksör yılları bıyıkları terlemiş bir uçurumdan aşağı atacagım ayrıldık mı şimdi bitti mi diyorsun neydi aramızdaki ifrit mesele susma yaklaş biraz dudaklarına diktiğim yeminlerin dikişlerini alayım gözlerindeki çengelli bulmacanın şifresini çözüp dudak payımı dudaklarına dikerek seni kendi ellerimle teslim edeyim iç sıkıntına köpükler kaçırdığın bir kalıp özgürlük sabununa tanrım ey ölümsüz ihtiyar ben ki cümle alemin dilinde süt içmiş bir kediyim nutkum tutuluyor ellerimden tutar mısın tutmuşken kafatasımdan beynimi çıkartıp masamın üstüne bırakır mısın bir günah işlemek üzereyim tanrım sen aklımı koru ey tanrının gözde kulu müsait olduğunda uzun boylu bir şiir yazar mısın bana boyu posu endamı gözlerimin podyumundan geçen anılara benzesin ben kafatasından içeri girmeden önce kulaklarından çekip ağlatayım sonra dudaklarından öpüp avutayım yanaklarından makaslar alıp üstüne unutma beni çicekleri atayım aşk olsun sana aşk beni yine yarıda bıraktın.. Destiny SEVDAMBEYAZ S.G

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.