Siz

E Elif Sezgin
0 Altın Yaprak
Sizden bihaber geldim, Balıkçı kasabasındaki o koya. Rakı masasına oturdum zamanın, Ay ışığı vurmuştu sofranıza. Sonra uğurladınız beni diğer misafirlerinizin arasına Ah azizim… Yalanları doğru sanıp, Aşkları da meze yapıp içmekteydiniz, Meyler gibi kana kana Işıklar söndüğünde başladı alakam sizinle Işıklar söndüğünde barıştı kadehler yeniden şişelerle… Tanıdıkça, Kökleriniz yerleşti bir şiirin biyografisine, Siz sarmaşıklar misali tutunmuştunuz doğru bildiklerinize, Ahenk katmıştınız ömrümdeki her kelama Resimleriniz vardı siyah beyaz… Sözleriniz kıvrımları keskin bir fırça gibiydi Üzerinden renkler damıtmıştı zamana… Okşadınız elbisemin altındaki yorgun kalbi, Nasıl da teslim olmak istemiştim size o anda… Gün güneşi erteler mi? Siz erteliyordunuz dudaklarımdaki sevişleri Yazamıyordum yüzünüzden geçmeyen heceleri Elinizin tersi ile kesiyordunuz soluğumu Bana kalan hep, Özlemin küf kokan tortusu Öylece durup, Üstelik zamanı da durdurup, Ölümü öldürmeyen yüreğinize yaslanıp Unutuyordum tüm bildiklerimi… Ah azizim… Siz, dumanın isiyle mi yazarsınız Gönüllere adınızı? Ateşinizle mi kazırsınız, Şiirlere namınızı? Acının tanrısı şeytana bile nasıl taptırır, Siyahî benziniz? Söyleyin, Ben asırlardır bildiklerimi gözlerinize gömdüm, Sahi, Siz kimsiniz? Tahta kaşıkları aştan çıkartıp Aşka batırdınız… Neler saklıdır bir fincan kahvede Yazık, ne kadar azını görür falcılar, Siz o falların neresinde saklıydınız? Dallarınız artık başka baharlarda çiçeklenecek bilirim, Kapı bıraktığınız gibi aralık Kapatmadınız... Yolunuz düşerse bir gün, Bana yine uğrar mısınız?

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.