Üç Nokta
E Emek Tekel
0
Altın Yaprak
(Ölen öldüğüne ağlar deyişlerime inat...)
Yaradan içeri oluk oluk şırınga..
Tek bir nefesin durdurmaya yetti,
Bu bölük pörçük kopup gidişlerimi kendimden,
Yaşlı gözlere bir gülümseyen bakış cilası..
Solgun ve durgun avurtlara iştiyak dolu şu çılgın dudak tiryakiliğin senin
Kabukları binbir narindelik içinde çıkarıp atışın,
o çimen yeşili ellerinle
mısraların acı vereni makbuldür deyişlerimi
nasıl da yırtıp attın ağzımdan..
nasıl çiçeklendi kelimeler,
ve nasıl da cennet ezgilerine dönüştü,
sensizken burnuma değen o çiçeksiz ülke rüzgarları..
sen güneyden geldin.
Ve sen de bilirsin ki,
güneyden gelen her rüzgar sıcaklama eğilimindedir..
Asma bahçelerini getirdin Babil'in
Eline geçen her üzüm tat'lılığını fermente ederek sen,
Mey kokulu aşklar sunuyorsun şimdi bana..
(Hayyam bir kez daha boğuldu Titanik'te..)
(Rubailer engindenizlerde bir mülteci kandırılmışlığı içerisinde!)
Oysa ben daha yeni taburcu olmuş bir istasyondum
Unutulup giden bir banliyö karanlığından
Devlet dışladıkça üvey evlat ağlamaklısı trenleri
Sen içliyorsun durmadan beni..
Tüm rayları söküp,
İstasyonları yıkarak ve yakarak, gelip de
Son durağım sensin diyorsun şimdi..
Beni bu kadar alıştırma gülümsemeye..
İçten bir kahkaham dikişlerini patlatabilir içe gömülü kaybedişlerimin
Onca hay'kırmalardan sonra
Kolay değil ebedi varoluşlarının lokal anestezilerine girmek
Kolay değil: Sabahattin Ali vuruluşlarımı geriye çevirmek
Yanıma aklımı alıp kaçma girişimlerim hep ölümle noktalandı: yalnızlıklardan
Ben hızlı olmalıyım dedikçe zincirleme kazalara sebebiyet verdim "ben"de
Önce benliğim,sonra vicdanım derken atardamarlarım... atmaz oldu
O yüzden diyorum ki şimdi:
Acele etme
Yavaş yavaş
Yaradan içeri mutluluk... bir daha hiç kapanmamacasına...
Sonrası zaten üç nokta görevi görecektir
Sana va bana dair her şey ebediyen devam edecektir..
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş