Bir ip sarkıyor bulutların arasından Bu vakit ölmek vakti midir? İdam sehpası sağımda ve solumda Bu ferman son emir midir?…
saat yine gece yarısı oldu bak ben yine aynı kanepede çakılı ben yine gözlerimden ıslak. ardından geçen üçüncü ay da…
hey gidi dağlar yıldızlar gökyüzü güneş ile ay isterse en zor belalar önünde eğilir türk askerinin…
Büyük bir meydanda Aşk kalesi için çarpışıyoruz ikimiz; Ben seni istiyorum, sen sadece zaferi Son bombanın çekerek uzaktan pimini…
ayrılamıyorum senden delirecek gibiyim engin denizlere açılıyorum gözlerinde matara yerine resmini taşıyorum cebimde bakmayacağım dediysem de dayanamıyorum…
gitmek kolay alırsın yanına geçmişini son bir nefes çekerek içine son kez de bakarak gözlerime…
içimden artık sesler gelmiyor aniden ansızın gülmüyorum kendi kendime oturup bir köşeye dinlemiyorum kuşları artık seni bile merak etmiyorum..…
hayatı baştan yaşasak ne olacak ki adım aynı soyadım aynı hatta kaderim mi; o hep aynı hayatı baştan yaşasak ne olacak ki…
Sabah olduğunda bir sayfa çevir takvimden, Belki ayın on beşidir Belki ekimden yapraklar düşer bir bir; Kışa girmeden dağıt saçlarınla yalnızlığımı…
hayret ettim, bu kadar da olmaz ne akıl var ne güzellik, çaresi bulunmaz örtmek için kusurları, düşük bel donlar şık dursun diye koymuş deliklerine hızmalar...…
yürüyorum kaç zaman geçti bir bilsen yorulmadan hayatımın sonbahar mevsiminde bir boşlukta asılı kaldım sanki yıllardır güneşimi söndürdüler hep gece vardı sanki…
Gördüğü her yerde sen varsın gözlerimin Hafi bir ruh gibi etrafında Dalıp dalıp gidiyorum sana doğru. Ona bakıyorum, kokun sinmiş biraz…
yine bir gece vakti ben ayaktayım artık asker edasıyla tutuyorum hep nöbetleri savaşırken göz kapaklarımla uykudan kaçmaya çalışıyorum…
bir yaz akşamı sahilden yavşça yürüyerek gece etmek nasıldır bilemezsin yalnızlık rıhtımına…
Belki gecenin ayazında düşen gün ışığısın Belki de yanardağın içinde serin akarsu. Tek bildiğim kalbimdeki tarifsiz sızı, Seni anlatıyor her nabzımda, sadece seni!..…
15 / 17 gösteriliyor